<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135</id><updated>2010-03-08T20:22:48.875+02:00</updated><title type='text'>AKDERE KÖYÜ  |  HOCİBAT  KANTEVA  |  ARDEŞEN  RİZE | LAZLARIN KÖYÜ |</title><subtitle type='html'>akdere köyü hocibat kanteva buluşma noktanız.rize ardeşe'nın şirin güzel köyü hocibat akdere köyü</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>16</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-7425349876355890730</id><published>2010-01-04T21:14:00.002+02:00</published><updated>2010-01-04T21:18:14.220+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rize resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen hakkında genel bilgiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akderekoyu'/><title type='text'>ARDEŞEN TARİHİ</title><content type='html'>&lt;b&gt;İLÇENİN GENEL TANITIMI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="3"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;İlçemizin 1 merkez belediyesi, 1 belde belediyesi, 17 mahalle ve 38 köyü bulunmaktadır. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" style="height: 415px; width: 507px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img alt="" border="0" height="410" src="http://www.akderekoyu.com/resimler1/ardesen21.jpg" width="500" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 14pt;"&gt;&lt;strong&gt;A-TARİHİ&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Uzun yıllar Roma ve Bizans İmparatorluğunun yönetimi altında kalan Ardeşen, daha sonra Trabzon Rum Pontus İmparatorluğunun yönetimine girmiştir. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet Rum Pontus İmparatorluğunu yıkınca Ardeşen bir süre özerk kalmıştır. &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Şemsettin Sami ve Ali Cevat'ın eserlerinde Ardeşen, Trabzon Vilayeti Sancağının Atina (Pazar) Kazasına bağlı bir kasaba biçiminde tanımlanmakta, halkın tümüyle Türk olduğu kaydedilmektedir. Daha önce Pazar İlçesinin bucak merkezi olan Ardeşen, 1 Mart 1953 tarihinde İlçe olmuştur.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;İlçenin Ardeşen adını alması bir rivayete göre şöyledir; Yavuz Sultan Selim Trabzon Sancak Beyi iken, Osmanlı tahtına sahip çıkmak ister ve bu amacı gerçekleştirmek için Kepa Sancak Beyi olan oğlunun yardımına gerek duyar. Yardım almak için sahil boyu bölgeden geçerken Fırtına Deresinde ağaç parçalarını görür. Bölge tamamen boş, bataklık ve çalılıktır. Çevresindekiler, kendisine bölgede kimsenin yaşamadığını söylediğinde; Yavuz Sultan Selim deredeki ağaç parçalarını göstererek " Bu belde tenha değil, bakın dere yonga taşıyor. Bu yörenin ardı şendir " yanı yüksek kesimlerde yerleşim birimleri olduğunu ifade eder. Ardışen sözcüğü zamanla halk dilinde Ardeşen olarak yerleşir. Ardeşen 1916 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiş ve 1918 yılında ise kurtulmuştur. 10 Mart İlçenin kurtuluş günü olarak kutlanır.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;B-COĞRAFYASI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;İlçenin yüzölçümü 743 km² dir. Doğusunda Fındıklı, batısında Pazar, güneyinde Kaçkar Dağları ve kuzeyinde Karadeniz ile çevrilmiş olup, kıyı uzunluğu 10 km dır. &lt;br /&gt;&lt;span style="color: orangered; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Sahilden 50 km kadar iç kısımlara uzanır. Bölgede Doğu Karadeniz Dağlarının uzantıları ve tepeleri yer alır. İlçenin akarsuları Fırtına Deresi, Dolana Çayı ve Yeniyol Deresidir.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color: orangered; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Ardeşen'in güneyinde yer alıp yükseklikleri 2000 metreden fazla olan dağların sahilden itibaren yükselmeye başlaması ve yüksek dağ eteklerinde doğarak Karadenize akan akarsuların yoğunluğu nedeniyle engebeli bir arazi yapısı hakimdir. Akarsuların denizle birleştiği dar vadi ağızları dışında, ova olarak adlandırılabilecek düzlükler yoktur. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: orangered; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Ardeşen, güneyini kaplayan dağlar yanında, kuzey ve kuzeydoğu yönünde bulunan 3000 metre yüksekliğindeki Kafkas Dağlarının kuzey rüzgarlarından koruyucu etkileriyle kapalı bir mikroklima havzası oluşturmaktadır. Dört mevsim ılıman ve yağışlı olan iklimi subtropik olarak tanımlamak mümkündür. İlçe, uzun yıllara dayanan verilere göre, yıllık ortalama 2300 mm. yağış, %77 nispi nem ve günde ortalama 4 saat 14 dakika güneşleme süresi ile Türkiye'nin en yağışlı, en nemli ve en az güneş gören ilçelerden biridir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Karadeniz ikliminin koşulları İlçe için de geçerlidir. Kıyı kısımları ılık ve bol yağışlıdır. İç kısımlara gidildikçe iklim sertleşir. Yıllık ortalama sıcaklık 14-15 C derecedir. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orangered; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Sarp ve engebeli arazi yapısının ve ikliminin de etkisiyle İlçe'nin bitki örtüsü, genelde 700-2300 metre yüksekliğindeki kısımları kaplayan ormanlar oluşturmaktadır. Ormanlar İlçe arazisinin %23.74'unu kaplamaktadır. İlçe arazisinin %10.55'ini tarım alanları, %34.33'ünü çayır-mera alanları, %31.38'ini de tarım dışı alanlar oluşturmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;C - NÜFUS&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" height="25" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;İlçe Nüfusu (En son sayıma göre)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#99cccc" colspan="3" height="25"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;58 499&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Dış Göç Oranı (%) (Tahmini)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#99cccc" width="68"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;%o38.6&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="58"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="183"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" height="15" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Belde Sayısı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" height="15" width="68"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;1&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" height="15" width="58"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" height="15" width="183"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Köy Sayısı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="68"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;38&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="58"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="183"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Okur - Yazarlık Oranı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="68"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;93&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="58"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="right" bgcolor="#99cccc" width="183"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Öğrenci Sayıları&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#ccccff" width="68"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;KIZ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#ccccff" width="58"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ERKEK&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#ccccff" width="183"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;OKUL SAYISI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;İlköğretim&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="68"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;2794&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="58"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;2995&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="183"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;14&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr valign="bottom"&gt;&lt;td align="left" bgcolor="#ffcc99" width="300"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Lise ve Dengi Okullar &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="68"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;771&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="58"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;844&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td align="center" bgcolor="#99cccc" width="183"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;5&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="color: deepskyblue; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;2000 Genel Nüfus Sayımına göre toplam nüfusu 58.499'dır. (merkez bucak nüfusu 45.392, köyler toplamı 13.107)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: deepskyblue; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlçede ana dil Türkçe olup, nüfusun tamamı İslam dinine mensuptur. Nüfus artış hızı %4.71 dır . Genel olarak Km²'ye düşen nüfus yoğunluğu 78 kişidir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: deepskyblue; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlçe nüfusunun gelişimi nüfus sayımları itibariyle izlendiğinde, yıllık nüfus artış hızında belirgin dalgalanmalar gözlenmektedir. İlçe nüfusundaki bu dalgalanmalar, ilçe dışına göçlerin şiddetinden kaynaklanmaktadır. Ardeşen nüfusu, coğrafi koşulların sınırladığı üretim olanakları nedeniyle, Birinci Dünya Savaşı öncesi eski Sovyetler Birliğini oluşturan ülkelere, bu savaştan sonra ise diğer illere yönelen bir göç hareketini sürekli yaşamıştır. 1950'li yıllardan itibaren çay tarımı ve sanayinin ekonomik olarak yapılmaya başlanması sonucu tersine göç yaşanmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;E - SOSYAL DURUMU&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Çalışma Hayatı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Çay tarımından önce toprakların engebeli yapısı ve yetersizliği yüzünden Ardeşen halkı denizcilik, inşaatçılık, fırıncılık gibi işlerde gerek yurt içinde gerekse yurt dışında çalışmak üzere ilçe dışına çıkmıştır. Çay tarımının ve sanayinin etkisi ile azalan gurbetçiliğin ekonomideki bir takım sıkıntılar nedeniyle hala devam ettiği söylenebilir. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width: 125px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;img alt="" border="0" height="350" src="http://www.akderekoyu.com/resimler1/yamaderedenardeenedogru1.jpg" width="500" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlk çay üretiminin yapıldığı 1938 yılından sonra, sağlanan destekle hızlı bir gelişme gösteren çay tarımı ve çay sanayi İlçe'de temel çalışma alanı olmuştur. &lt;br /&gt;Mayıs-Ekim döneminde mevsimlik istihdam sağlayan çay tarımında daha çok kadın nüfus çalışmaktadır. 1992 yılında yapılan bir araştırmaya göre çay tarımında çalışanların %77'sini kadınlar oluşturmaktadır. Erkek nüfus ise çay sanayi başta olmak üzere diğer alanlarda istihdam edilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="350" src="http://www.akderekoyu.com/resimler1/YAVUZ1.jpg" width="500" /&gt; &lt;br /&gt;Rize çay&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlçe'de çalışanların iş gurupları itibariyle dağılımına bakıldığında, nüfusun ağırlıklı olarak tarımsal mesleklerde istihdam edildiği görülmektedir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlçede konut sıkıntısı olmayıp, yöre halkının %80'nin İlçe merkezinde birer konutu bulunmaktadır. Bölge insanı yaz mevsiminde köyde kış mevsiminde ise şehirdeki evlerinde oturmaktadır. Diğer ilçelere nazaran konut kirası İlçede oldukça düşüktür. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;Sağlık&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Ardeşen'de yataklı sağlık kurumu olarak bir Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Yeni binasında hizmet veren Ardeşen Devlet Hastanesi Ekim 2000 tarihinde 50 yataklı kadro ile hizmete başlamış, yöre halkının yardımları ile hasta odaları ve servisler donatılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Hastanenin yoğunluğu nedeniyle ek poliklinik binasına acil ihtiyaç duyulmakta olup, ek poliklinik binasının Bayındırlıkça projesi çizilerek maliyeti çıkarılmış ve Sağlık Bakanlığınca yatırım programına alınmıştır.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Hastane; 2 ameliyathane, 1 doğum salonu acil servis laboratuarı, röntgen ünitesi ve 2 ambulans ile hizmet vermektedir. &lt;br /&gt;İlçede 4 adet sağlık ocağı ve 12 adet sağlık evi bulunmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;G - EKONOMİK DURUM&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;Karadeniz ile denize paralel olarak uzanan dağlar arasında kalan İlçe arazisinin tarıma elverişsiz oluşu ve yağışlı iklim, Ardeşen'nin ekonomik yapısını da biçimlendirmiştir. Bu arazi yapısı nedeniyle tarımsal üretimin düşük olması, gurbetçiliğin İlçe ekonomisi içinde önemli bir yer tutması sonucunu doğurmuştur. Yöre halkı, çay üretiminin bölgeye girişinden önceki dönemlerde, önceleri yurt dışına, daha sonraları da, yurt içine geçici sürelerle çıkarak denizcilik, küçük çaplı ticaret, inşaat işçiliği, gibi işlerde çalışmıştır. Daha önceleri büyük ölçüde Gürcistan, Rusya gibi ülkelere çalışmaya giden yöre halkının, 1917 yılında bu ülkelerle olan sınırın kapanmasından sonra bu olanaklar ortadan kalkınca girdiği ekonomik sıkıntılar nedeniyle, başka bölgelere bile taşınmasından söz edilmiştir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: red; font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 13px;"&gt;&lt;b&gt;&lt;img alt="" border="0" height="420" src="http://www.akderekoyu.com/resimler1/ardesen1.JPG" width="650" /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1920'li yıllarda yörenin sosyo-ekonomik sorunlarına çözüm bulma çalışmaları çerçevesinde başlanan çay üretme çalışmaları, 1938 yılında ilk kez el imalatı olarak üretime başlanarak sonuca ulaştırılmıştır. Çay üretiminden önce, yukarıda kısaca belirtilen olumsuz koşullar içinde İlçe ekonomisi, bu yıldan sonra çaya dayalı hızlı bir gelişme göstermiştir.&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;strong&gt;İlçe'de 2'si Çay-Kur'a ait olmak üzere Akfa, Karaca, Huzur, Lider, Akdere, Armağan ve Karaoğlu adında 7 adet özel çay fabrikası bulunmaktadır. Bu fabrikalarda mevsimlik işçi çalışmakta, bazı atölye ve fabrikaların paketleme bölümünde de yıl boyu işçi çalıştırılmaktadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="3"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;&lt;b&gt;H - ULAŞIM &lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="1" cellpadding="0" cellspacing="0" style="width: 585px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr align="center" bgcolor="#00ff00" valign="middle"&gt;&lt;td colspan="5" rowspan="2"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN İLÇESİ MERKEZ VE KOMŞU İLÇELERE OLAN UZAKLIK İLE MİNİBÜS VE DOLMUŞ KALKIŞ SAATLERİ &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" bgcolor="#99cccc" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;YÖNÜ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;KM&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;KALKIŞ SAATI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;DÖNÜŞ SAATI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;KALKIŞ YERİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN - RİZE&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;45&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;07.00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;08.30&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;MİNİBÜS DURAĞI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN - PAZAR&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;10&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;07.00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;08.30&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;MİNİBÜS DURAĞI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN - ÇAYELİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;31&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;07.00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;08.30&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;MİNİBÜS DURAĞI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN -ÇAMLIHEMŞİN&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;25&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;09.00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;08.30&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;BELEDİYE GARAJI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;ARDEŞEN - FINDIKLI&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;18&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;07.00&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;08.30&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;BELEDİYE KARŞISI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td width="189"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="40"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="86"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="81"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;td width="177"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr align="center" valign="middle"&gt;&lt;td colspan="5" height="23"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;span style="color: red; font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;b&gt;NOT : DOLMUŞ SEFERLERİ HER 15 DAKİKADA BİR YAPILMAKTADIR.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 12pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;HAZIRLAYAN TURAN İNCELER &lt;a href="http://www.akderekoyu.com/"&gt;http://www.akderekoyu.com/&lt;/a&gt; &lt;/h3&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-7425349876355890730?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/7425349876355890730/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=7425349876355890730&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/7425349876355890730'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/7425349876355890730'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2010/01/ardesen-tarihi.html' title='ARDEŞEN TARİHİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-366837800868100912</id><published>2010-01-03T09:14:00.001+02:00</published><updated>2010-01-03T09:16:26.859+02:00</updated><title type='text'>ARDEŞEN 1985 YILI</title><content type='html'>&lt;b&gt;1985 TE Çekilen ardeşen resmi&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/S0BDZB6zLFI/AAAAAAAAA24/hhA7vbi-Uow/s400/ardesen1985.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/S0BDcbTTGeI/AAAAAAAAA3A/vmYIJuA9VRk/s400/yore.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-366837800868100912?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/366837800868100912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=366837800868100912&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/366837800868100912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/366837800868100912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2010/01/ardesen-1985-yili.html' title='ARDEŞEN 1985 YILI'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/S0BDZB6zLFI/AAAAAAAAA24/hhA7vbi-Uow/s72-c/ardesen1985.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-3073422932413940449</id><published>2009-04-16T07:47:00.005+03:00</published><updated>2009-09-20T10:05:53.951+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rize resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazhaber'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKDERE KOYU HOCIBAT'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanteva resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKDERE KÖYU'/><title type='text'>AKDERE KÖYÜ'DEN BAZİ RESİMLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/4246d97d5f994737aed7d6796ca6409f.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/4246d97d5f994737aed7d6796ca6409f.jpg" style="height: 380px; width: 500px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/01e3458336be4f8185736ed36ba6980a.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/01e3458336be4f8185736ed36ba6980a.jpg" style="cursor: pointer; height: 380px; width: 500px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/c55ff86897534661992adde5ce06866c.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/c55ff86897534661992adde5ce06866c.jpg" style="cursor: pointer; height: 380px; width: 500px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/33c3bd41adbd4b5794c23716a8c9b831.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/33c3bd41adbd4b5794c23716a8c9b831.jpg" style="cursor: pointer; height: 380px; width: 500px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/22832cef9e28493697818fcd7ce57d8c.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/resim2/iwebalbumfiles/22832cef9e28493697818fcd7ce57d8c.jpg" style="cursor: pointer; height: 380px; width: 500px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-3073422932413940449?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/3073422932413940449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=3073422932413940449&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3073422932413940449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3073422932413940449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/04/akdere-koyuden-bazi-resimleri.html' title='AKDERE KÖYÜ&apos;DEN BAZİ RESİMLERİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-4645121242520460755</id><published>2009-02-08T10:33:00.007+02:00</published><updated>2009-09-19T14:27:17.242+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibadi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibat resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibat tarihi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibat videolari'/><title type='text'>160 YILLIK GELENEK DÖNME DOLAP</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SY6ZeisYBYI/AAAAAAAAAmU/7MKsyOevuQE/s1600-h/dolap.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300342561449706882" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SY6ZeisYBYI/AAAAAAAAAmU/7MKsyOevuQE/s400/dolap.jpg" style="cursor: pointer; float: right; height: 200px; margin: 0pt 0pt 10px 10px; width: 300px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Rize’nin Ardeşen İlçesi Akdere (HOCİBAT) köylüleri, 160 yıldır olduğu gibi bu bayram da ahşap dönme dolaplarını köy meydanına kurdu. Bu yıl da Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen Akdere (HOCİBAT) Köyü sakinleri, Kurban Bayramı’nın son günü köy meydanında toplandı.&lt;br /&gt;Tulum eşliğinde şarkılar söylenip horonlar tepilirken cesaretine güvenen köylüler de tamamen ahşaptan yapılan ve kas gücü ile çalışan dönme dolaba binerek eğlendi.&lt;br /&gt;Eğlencelere ismini veren dönme dolap, bir gün önce &lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;köyün gençleri Sedat Enginer, Regaip Karaca, Vahap Karaca, Adem Çakıcı, Vahiddin Çakıcı, Mustafa Karaca (kıriko), Faruk Karaca, Ahmet Karaca, Ertuğrul Karaca, Mehmet Salihoğlu (Yılan derisi), Hasan Salihoğlu Ferhat Çakıcı, Şemsi Karaca, Şinasi Karaca, Recai Çakıcı,tarafından uygun ağaçlar kesilerek, asırlar önceki yöntemle yeniden kuruldu. Yaklaşık 8 metre yüksekliğinde olan ahşap dönme dolap, dört kabinden oluşuyor. Aynı anda dört kişinin bindiği dolap kas gücüyle hareket ettiriliyor.&lt;br /&gt;Asırlık gelenekleriyle ilgili açıklama yapan Akdere (HOCİBAT) Köyü muhtarı Cumali KARACA, "Biz asırlardır Kurban Bayramı’nın son günü bu eğlenceyi gerçekleştiririz. İl dışında bulunan köylülerimiz buraya gelir, hasret giderir. Biz de hep birlikte kaynaşarak tulum çalar ve horon oynayarak eğleniriz. Eğlencemizin vazgeçilmez bir parçası da ahşap dönme dolaptır. Her yıl ahşaptan yapılan bu dolap kurulur. İsteyen buna binerek gönlünce eğlenir. Bir asırdan fazladır devam eden dönme dolap ahşaptan yapılır ve kas gücü ile çalışır. Geleneği bozmamak için bu sistemi değiştirmiyoruz" şeklinde konuştu.&lt;br /&gt;Köy gençleri ise son derece güvenli olan ahşap dönme dolabın bir o kadar da eğlenceli olduğunu söyledi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-4645121242520460755?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/4645121242520460755/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=4645121242520460755&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/4645121242520460755'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/4645121242520460755'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/160-yillik-gelenek-donme-dolap.html' title='160 YILLIK GELENEK DÖNME DOLAP'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SY6ZeisYBYI/AAAAAAAAAmU/7MKsyOevuQE/s72-c/dolap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-4404704084721073500</id><published>2009-02-03T22:24:00.007+02:00</published><updated>2009-09-19T14:28:12.590+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laz fıkralari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komık fıkralar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fıkra'/><title type='text'>LAZ FIKRALAR</title><content type='html'>KARPUZ TASIMA SANATI &lt;br /&gt;Uluslararası jüri erleri test ediyormuş.Ingiliz ere sormuşlar:&lt;br /&gt;- "Bir seferde kaç karpuz tasirsin?"&lt;br /&gt;- "İki" demiş İngiliz.&lt;br /&gt;- "Nasıl?"&lt;br /&gt;- "Bir sag elime, bir de sol elime alırım", demiş.&lt;br /&gt;Sira Fransız ere gelmiş:&lt;br /&gt;- "Sen kaç tane taşıyabilirsin?"&lt;br /&gt;- "Dört", demiş Fransız. "Bir sağ elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir de sol koltuğuma."&lt;br /&gt;Üçüncü olarak Japona sormuşlar:&lt;br /&gt;- "Sen ne diyorsun?"&lt;br /&gt;- "Beş tane taşırım demiş Japon."&lt;br /&gt;-"Nasıl?" demiş jüri.&lt;br /&gt;- "Bir sağ elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir sol koltuğuma etti dört. Bir de önüme takarım, eder beş!"&lt;br /&gt;Cevabi çok beğenen jüri TEMEL'e dönmüş:&lt;br /&gt;- "Eeee? Sen de konuş bakalım."&lt;br /&gt;Kendi düşündüğü cevabin Japon tarafından verildiğine çok sinirlenen Temel haykırmış:&lt;br /&gt;- "Dokuuuzz."&lt;br /&gt;- "NASSIL?" diye herkes hayretle Temel'e bakmış.&lt;br /&gt;- "Bir sag elime, bir sol elime, bir sağ koltuğuma, bir sol koltuğuma, etti mi dört? Japonu da önüme takarım eder dokuz" demiş. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;___________________________________________________________________________&lt;br /&gt;AT YARIŞI :))&lt;br /&gt;Temel birgün atyarışı oynamaya karar verir iyi tahminde bulunan birinden yardım ister hangi sayıya oynayayım der oda yaşın kaç diye sorar temel 45 der 4 le 5 e oyna der temel oynar ve kazanır ertesi gün tekrar gider yeniden sorar oda kaç yıllık evlisin der temelde17 der iyi 1 ile 7 ye oyna der temel yine kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu seferde temel kazandığı bütün para ve elinde ne var neyoksa herşeyi koyar, hangi atlara oynayım der oda cinsel organın kaç cm der oda 25 cevabını verir iyi der 2 ile 5 e oyna temel oynar. Ertesi gün temeli görmeye giderler temel çok üzgündür ne olduğunu sorarlar temelde gururuma yenik düştüm 13 kazandı der&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laz ve arkadaşı sinemaya gitmişler. Filmin bir yerinde bir at-yarısı sahnesi varmış. Tam yarış başlayacakken arkadaşı Lazin kulağına eğilip :&lt;br /&gt;-Gel iddiaya girelim. Ben derim ki yarısı beş numaralı at kazanacak.&lt;br /&gt;-Peki girelim.Ardından yarış başlamış ve hakikaten beş numaralı at yarışı kazanmış. Filmden sonra dışarı çıkan Laz ve arkadaşı konuşurlarken, arkadaşı Laza:&lt;br /&gt;-Ulan ben sana oyun oynadım. Benim bu filmi ikinci görüşüm, beş numaralı atin yarisi kazanacağını biliyordum.&lt;br /&gt;-Benim de bu filmi ikinci görüşüm ama nerden bileyim ayni atin üst üste iki kere yarışı kazanacağını? &lt;br /&gt;____________________________________________________________________________ &lt;br /&gt;Temel ve Sevgilileri &lt;br /&gt;Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. &lt;br /&gt;Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye ögretmen de diğerleri degil?" diye. Temel de ona döner:&lt;br /&gt;-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarliyalim... &lt;br /&gt;_____________________________________________________________________________ &lt;br /&gt;PARAŞÜTÇÜ&lt;br /&gt;Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere parasütle nasil atlanacagini ögretmis.&lt;br /&gt;- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."&lt;br /&gt;Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin yanindan geçerken sorar:&lt;br /&gt;- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?" &lt;br /&gt;_____________________________________________________________________________&lt;br /&gt;BANKA SOYGUNU&lt;br /&gt;Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paraları bitmiş ve bir banka soymayı kafalarına koymuşlar. Gece yarısı olmuş, Dursun ve Temel kapıları açıp içeride kasaları aramaya koyulmuşlar. Temel bir kasa görmüş, açmışlar ve içinden bir kase muhallebi çıkmış. E bu kadar uğraştık boşa gitmesin demişler ve bunu Temel afiyetle yemiş. Daha sonra bir kasa daha görmüşler ve onu da açmışlar bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemiş. Tabii ikisi de sasırmış koca bankada nasıl para olmaz diye ve orayı terk etmişler. Ertesi gün gazetelerde manşet : "Dünyanın en büyük Sperm Bankası soyuldu!.. &lt;br /&gt;_______________________________________________________________________________&lt;br /&gt;INTIHAR&lt;br /&gt;Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis.&lt;br /&gt;Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum... &lt;br /&gt;_______________________________________________________________________________&lt;br /&gt;KARISININ AŞIĞI&lt;br /&gt;Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak üzerine atlar:&lt;br /&gt;- Dur Temel im, kiyma kendine!..&lt;br /&gt;Temel, sinirden titreyerek haykirir:&lt;br /&gt;- Sus kaltak, sira sana da gelecek!. &lt;br /&gt;________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;TEMELIN ARABASI&lt;br /&gt;Temel Dursun a arabasının öyküsünü anlatıyordu :&lt;br /&gt;Bir gün otostop yapıyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli güzel bir bayan durdu ve beni arabasına aldı. Bir süre gittikten sonra kadın arabayı kuytu bir köseye çekti. Mini eteğini iyice yukarı çekip, dudaklarını ıslattı ve "Benden ne istersen alabilirsin" dedi, ben de arabasını aldım. &lt;br /&gt;Dursun : iyi etmişsin Temel, zaten mini etek sana hiç yakışmazdı. &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;2 KATLI OTOBUS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün Temel le Dursun 2 katli otobüsle yolculuk ediyomus. Temel cep telefonunu çikartip alt kattaki Dursun u aramis.&lt;br /&gt;- Orada havalar nasil Dursun kardesim?&lt;br /&gt;- Bizim söför uyumus otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel cigim...&lt;br /&gt;- O dabirsey mi Dursun? Bizim katta söför bile yok. Otobüs kendi kendine gidiyo...&lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________ &lt;br /&gt;TATBIKAT&lt;br /&gt;Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatina katilmislar. Diger paraşütçüler gibi onlarinda uçaktan atlama siralari gelmis ve kendilerini bosluga salıvermisler. Temel in paraşütü açilmis ancak Dursun un ki açilmamis.&lt;br /&gt;Dursun Temel e :&lt;br /&gt;- Ula Temel bu meret açılmayi da!..&lt;br /&gt;Temel :&lt;br /&gt;- Ula Tursin yardimci parasüti aç usagum!..&lt;br /&gt;Dursun yardimci parasütü açmaya çalismis fakat o da açılmamis ve Dursun Temel e :&lt;br /&gt;- Ula Temel bu merette açilmayi.&lt;br /&gt;Temel :&lt;br /&gt;- Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz... &lt;br /&gt;Savaşta Lazlar düşmana el bombası atıyorlarmış.&lt;br /&gt;Düşmanda bu bombaların pimlerini çekerek gerisingeri Lazlara atıyorlarmış. &lt;br /&gt;Cemal iki tane piyango bileti almis. Temel karşı çikmis,&lt;br /&gt;- Manyak Cemal, Niye içi tane altın? Buyuk ikramiye bi tane. &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;TRAMPLEN&lt;br /&gt;Temel izmir'de efes Otel'e gitmis. "Yüzme havuzuna cittim, peni attılar" demiş. Nedeni sorulunca,&lt;br /&gt;- Havuza isedum, demiş.&lt;br /&gt;- Amaan herkes işiyor, seni niye kovdilar, denince Temel söyle cevap vermiş"&lt;br /&gt;- Tramplenden isedum. &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;NISANLILIK&lt;br /&gt;Ikiside yetmiş yaşlarında olan Temel ile Fadime kendilerini bildi bileli nişanlıymışlar.&lt;br /&gt;- Artik evlenmeliyuz, demis Fadime.&lt;br /&gt;- Amaan, kim alayı bizi bu yastan sonra, diye cevap vermiş Temel. &lt;br /&gt;Temelin esi evden kaçar,Temel Çok kızar ve gider kendine yeni bir es bulur.&lt;br /&gt;Daha sonra gazeteye ilan verir,yeni eş aldığımdan eskisi hukuksuzdur. &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;BENZERLIK&lt;br /&gt;Temel bi gun kasketini evde unutup kahveye gitmiş. Cemal temeli görür görmez acik başını sıvazlamış ve:&lt;br /&gt;- Hayrettur, senin pasun karimin popsuna penziy, demiş.&lt;br /&gt;Temel'de basini ilk kez yokluyor gibi sivazlamis,&lt;br /&gt;- Ula Cemal haklisun. Tam tamina penziy... &lt;br /&gt;Lazlar yeni bir paraşüt icat etmişler: Yere çarpınca açılıyormuş.... &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;İPİ GEVŞETUN&lt;br /&gt;Temel bir gün idama mahkum olmuş.''Son bir dileğin varmı''&lt;br /&gt;diye sormuşlar. ''yok'' demiş. İpi kafaya geçirmişler ve sandalyeye vurmuşlar. Temel ''uy uy'' diye bağırmaya başlamış. Bir dileği var diye asmayı bırakmışlar.Temel demiş ki&lt;br /&gt;''son pir tileğim var ipi gevşetun!"&lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________ &lt;br /&gt;EV YANDİ !!&lt;br /&gt;Temel Askere gidiyor . Askerden döndügünde yolda Dursunu görüyorr.&lt;br /&gt;- Temel : Dursun Babam neriyedu?&lt;br /&gt;- Dursun: Temel Baban Öldüü.&lt;br /&gt;- Temel : vah vahhh. Mezari neerde?&lt;br /&gt;- Dursun: Tabutla götürürlerken suya düstü kayboldu&lt;br /&gt;- Temel:Annem nerde peki Dursun?&lt;br /&gt;- Dursun: Annende babamin ölümünden sonra hep agliya agliya öldü&lt;br /&gt;- Temel: ula Dursun desene söndü ocagim&lt;br /&gt;- Dursun: Yok ben giderken hala eviniz yaniyordu. &lt;br /&gt;__________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;SÜMERBANK&lt;br /&gt;Temel uçakla Amarika’dan dönüyormuş. Temel’i ajanlar karşılamışlar.&lt;br /&gt;Ajan ceketini açıp:-FBI, demiş.&lt;br /&gt;Temel de ceketini açıp:-Sümerbank, demiş. &lt;br /&gt;Temel biyolojiden bitirme ödevini pireler hakında vermektedir.Verdiği rapor aynen şöyledir.&lt;br /&gt;Deney 1: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.&lt;br /&gt;Deney 2: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.&lt;br /&gt;Deney 3: -Pireden bir bacak koparıldı- Zıpla dendiğinde zıpladı.&lt;br /&gt;Deney 4: -Pirenin son bacağı koparıldı- Zıpla dendiğinde zıplamadı! Sonuç: Dört bacağı da koparılan pire duyamıyor! &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;ASKERİ HEYET :)&lt;br /&gt;Bir Turk askeri heyeti Amerika'ya davet edilmis, kendilerine oradaki askeri tesisler ve modern silahlar tanitilmis. Son gittikleri askeri uste Amerikali yetkililer bizim subaylara lazerli silahlari anlatmis:-Bu gördüğünüz lazer dürbünüdür. Bu ise lazerlerle hedefini bulan son model fuze sistemimiz. Şu ise önümüzdeki yıl silah piyasasina girecek olan lazerli top...&lt;br /&gt;Heyette yer alan Karadeniz kokenli bir subay mudahale etmis:-Lazerli top bizde de var...&lt;br /&gt;-Nasil olur demiş Amerikali yetkili, bu top henüz bizim ordumuzda bile hizmete girmedi. Sizde nasil olur?&lt;br /&gt;Vardi yoktu derken bizimkiler lazerli topu gormeleri icin Amerikalilari Turkiye'ye davet etmis. Kisa sure sonra bir Amerikan heyeti Ankara'ya gelmis. Turkiye'de lazerli top bulundugunu iddia eden subayimiz, Amerikalilari almis Topcu Okulu'na goturmus. Basinda bir nobetcinin bekledigi birinci dunya savasi'ndan kalma topu gostermis.&lt;br /&gt;-Iste lazerli top... Amerikalilar gülmüs,&lt;br /&gt;-Topu gördük de, demisler, lazer nerede? &lt;br /&gt;-Hemen yaninda, demiş bizimki, topun yaninda nobet tutan er, lazdir...&lt;br /&gt;________________________________________________________________________________ &lt;br /&gt;TEMEL YAZAR OLDİ :)&lt;br /&gt;Temel yazar olmak istiyormuş. Buna "İyi bir yazar olabilmen için içinde aşk, intikam, dehşet ve felsefe olan bir roman yaz!"demişler. Temel eve kapanmış. İki yıl sonra saç baş dağılmış vaziyette yaklaşık yediyüz sayfalık bir roman yazmış.&lt;br /&gt;Romanın adını sormuşlar: ''Klopatra'yı kim vurdu?'' demiş.&lt;br /&gt;Demişler ki:''İyi hoş, bunda her şey var da felsefe, derinlik, sufilikle ilgili birşey yazmamışsın!" Bunun üzerine Temel gene eve kapanmış. Bir iki yıl Temel'den gene ses yok.&lt;br /&gt;Uzun zaman sonra saçı başı dağınık vaziyette, bu sefer bin sayfalık kalın bir roman yazmış. Adını sormuşlar: ''Allah Allah Klopatra' yı kim vurdu? demiş. &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;TEMEL ALIŞVERİŞTE :)&lt;br /&gt;Temel ile Dursun birgün bir alışveriş merkezine gitmişler.&lt;br /&gt;Alışverişleri bitmiş, kasaya doğru giderlerken Temel birşey unuttuğunu söyleyerek geri dönmüş. Birkaç dakika sonra Temel elinde 5 koli dolusu Orkid alarak gelmiş.&lt;br /&gt;Dursun sormuş: "Haçan napacasun pu orkidleri?" Temel:&lt;br /&gt;-Bununla denize cirebilisün, atlayıp zıplayabilüsün, pisiklete pinebilisun..." &lt;br /&gt;_________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;İLK DENEYİM&lt;br /&gt;Temel ile Dursun ilk cinsel deneyimlerini yaşamak için 2 Rus bayanla tanışıyorlar. Beraber otele gidiyorlar.&lt;br /&gt;Bayanlardan biri Temel'e dönerek "bizim meslekte de bazı kurallar vardır. Prezervatif takmadan yapmam!&lt;br /&gt;Biliyorsundur hamile mamile kalırım" der. Temel de kabul eder ve işi bitirirler. Üç ay sonra Temel Dursun'un evine gider ve şöyle der: "ula Dursun, karular hamüle kalursa kalsun, sıkuldum artuk çıkaracağum bu prazervatufu" &lt;br /&gt;Amerika ile Sovyetler arasında meşhur füze bunalımı günleri. Kruşçef, Küba 'ya gelecekmiş. Kübalılar toplanmışlar, bir jest yapacaklar. Ülkenin en iyi ressamını çağırmışlar. Bir tablo yap adı da "Kruşçef Küba 'da" olsun demişler. Ressam itiraz etmiş:&lt;br /&gt;- Ben adamı görmedim bile. Nasıl yaparım "Kruşçef Küba 'da" diye atmasyon bir resim, demiş.&lt;br /&gt;Tesadüf bu ya, bizim Temel puro almaya Havana 'ya gelmiş o günlerde. Olayı duymuş.&lt;br /&gt;Ben sizin istediğiniz tabloyu bir sandık puro karşılığında yaparım. Kübalılar bu işi ucuza kapattıklarına memnun kabul etmiş. Bir hafta sonra Temel, elinde tabloyla çıkagelmiş. Tuvalin üzerindeki örtüyü hızla çekivermiş. İşte tablonuz ! Fakat o da ne ? Tabloda yatakta iki kişi al takke ver kulak bir vaziyette. &lt;br /&gt;- Bu ne, diye gürlemiş Kübalılar. Bu kadın da kim ?&lt;br /&gt;Kruşçef 'in karısı.&lt;br /&gt;- Peki bu adam kim ?&lt;br /&gt;Kruşçef 'in uşagı.&lt;br /&gt;- Ulan hani Kruşçef nerde ?&lt;br /&gt;Kruşçef Küba 'da ! &lt;br /&gt;Adı herifler, Üç kişi geldiler&lt;br /&gt;Üstüme üstüme geldiler&lt;br /&gt;Ya paranı ya namusunu dediler&lt;br /&gt;Beş kuruş verdiysem şerefsizim &lt;br /&gt;Laz otobüs muavini olmus ve yolculuk öncesi kaptan söför Laz muavini arka sinyal lambalarini kontrol etmek için otobüsün arkasina yollamis ve çalisipçalismadigini söylemesini istemis. Bunun üzerine otobüsün arkasina giden Laz muavin oradan bagirmaya baslamis :&lt;br /&gt;-Çalisiyor, bozuldu, çalisiyor, bozuldu... &lt;br /&gt;-________________________________________________________________________________&lt;br /&gt;VAHŞİ BATI !!&lt;br /&gt;-Temel ve Dursun Vahşi batıda her Kızılderili kafası başına 100 $ dolar verildiğini duyarlar ve hemen hazırlıklarını yapar ve Amerika’ya giderler. Günlerce Kızılderili izi sürerler fakat bir türlü bulamazlar. Artık umutları tükenmek üzeredir. Bakarlar olacak gibi değil ertesi gün geri dönmeye karar verirler. Akşam uyurlar. Sabah Temel uyanır uyanmaz etrafına bakar ve Yüzlerce Kızılderili savaşçısı görür. Bunun üzerine usulca Dursun’a sokulur ve:&lt;br /&gt;-Kalk Dursun! Zengin olduk der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört kişilik avcı gurubu, tecrübeli avcı Temel'in önderliğinde ormanda ilerlemektedirler. Karşılarına küçük bir delik çıkar.&lt;br /&gt;Temel: - Yatın yere, tavsan deliği !&lt;br /&gt;Bütün avcılar yere yatarlar. Gercekten bir muddet sonra delikten tavşan çıkar. Avcılar hemen vururlar. Tekrar yürümeye başlarlar. Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar karşılarına.&lt;br /&gt;Temel: Yatın yere, tilki deliği!&lt;br /&gt;Yatarlar. Biraz sonra tilki çıkar. Onu da vururlar. Tekrar yola düşerler. Bu defa daha büyük bir delik çıkar. &lt;br /&gt;Temel: -Yatın yere, ayı ini !&lt;br /&gt;Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar. iyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler. Kısa bir zaman sonra kocaman bir deliğin başında dururlar. Acemiler hep birden Temel'e bakar.&lt;br /&gt;Temel: - Uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum. Ama Yatın yere, ne çıkarsa bahtımıza ! Ertesi gün gazetelerde manşet:&lt;br /&gt;Dört avcı tren altında can verdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-4404704084721073500?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/4404704084721073500/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=4404704084721073500&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/4404704084721073500'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/4404704084721073500'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/laz-fikralar.html' title='LAZ FIKRALAR'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-2971720942924832918</id><published>2009-02-03T21:57:00.006+02:00</published><updated>2009-09-19T14:28:40.391+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dunyada çay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çay resimleri'/><title type='text'>ÇAY RESİMLERİ</title><content type='html'>&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr2k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr3k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr4k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr6k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr7k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr8k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr9k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr10k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr12k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr13k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr14k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr16k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr20k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr21k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr24k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr25k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr27k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr31k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr33k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr37k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr41k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr46k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr47k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr48k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr49k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr51k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr61k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr62k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr63k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr64k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr65k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr66k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr67k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr68k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr69k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr70k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr71k.jpg" width="" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img 440="" 520px;="" alt="" border="0" height:="" src="http://www.akderekoyu.com/resimler/cayresimleri/tr72k.jpg" width="" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-2971720942924832918?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/2971720942924832918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=2971720942924832918&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2971720942924832918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2971720942924832918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/cay-resimleri.html' title='ÇAY RESİMLERİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-5025684961837005678</id><published>2009-02-03T21:38:00.008+02:00</published><updated>2009-09-19T14:29:01.401+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çay tarımı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇAY TARIM VE SANAYİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaş çay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çay resimleriçaykur'/><title type='text'>ÇAY TARIMI</title><content type='html'>&lt;img ?="" alt="" border="0" height="400" src="http://www.biriz.biz/cay/turkiye/tr25.jpg" width="500" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAY TARIM VE SANAYİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde çay tarımı, 204.000 üretici tarafından, 767.000 dekar sahada küçük aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Çay tarımı ve ticareti Doğu Karadeniz Bölgesi ekonomisinde çok önemli bir yer tutmakta, dengeli gelir dağılımı sağlamakta, istihdam yaratarak bölgesel göçün azalmasında rol oynamaktadır. Ülke ekonomisine ise 300 milyon dolarlık kaynak yaratmakta, 1 milyon insanın ise geçim kaynağını teşkil etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekolojik şartlar nedeniyle dünyada çay hasadı ve kuru çay üretimi 9-11 ay devam ederken ülkemizde 5-6 ay yapılmaktadır. Mayıs ayında başlayan hasat ekim ayında son bulmaktadır. Üretim ile ilgili harcamaların ve yaş çay bedeli ödemelerinin büyük bir bölümü bu zaman dilimi içinde gerçekleşmektedir. Buna mukabil üretilen çayın pazarlaması bir yıla tekabül etmektedir.&lt;br /&gt;Ülkemizde Kamu ve özel sektörün satın aldığı yaş çay yaprağı miktarı, 850-900.000 ton, Üretilen kuru çay miktarı  180-190 bin ton, yurt içi tüketim miktarı ise  150-160.000 ton arasındadır. Bu durumda; Tüketim fazlası 30-40.000 ton çayın ihracı zorunludur.&lt;br /&gt;Not:  Son iki yılda bu tablo değişmiştir.Üretilen kuru çay miktarı  155-160 bin ton, yurt içi tüketim miktarı ise  170.000 ton civarındadır. 1994 yılında başlayan, ancak 1997-1999 yıları arasında sekteye uğrayan Budama Projesinin 2000 yılından  itibaran tavizsiz şekilde uygulanması ve  Alım Planı  sayesinde, Türkiye'de üretimden kaynaklanan fazlalık ortadan kalkmıştır. Webmaster. 25.02.2004&lt;br /&gt;Dünyada çay üretim ve tüketim durumuna baktığımızda; yıllık kuru çay üretiminin 3.000.000 ton, tüketimin ise 1.800.000 ton olduğu bilinmektedir. Yaklaşık 1.200.000 ton tüketim fazlası çay ise tüketici ülkelerin tüketim ihtiyacını karşılamak üzere ihraç edilmektedir. Dünya pazarlarında oluşan bu arz fazlası ürün, tüketici ülkelerin talebini karşılamak üzere, üretici ülkeler arasında bir Pazar mücadelesi oluşturmaktadır. Üretici ülkeler ihracatı sübvanse ederek teşvik etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya çay üretimi az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yapılmaktadır. Bu ülkelerin büyük çoğunluğunda üretim  maliyetleri oldukça düşüktür. Ülkemizde ise kuru çay maliyeti diğer üretici ülkelerin maliyetlerinin çok üzerinde gerçekleşmektedir. Diğer üretici ülkelere göre üreticilere ödenen ham madde fiyatı 3 kat, personel gideri 5 kat, üretim maliyeti ise 4-5 kattır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay pazarlamasında kalite ve maliyet son derece önemlidir. Bu nedenle, optimum maliyet ile kaliteli ve tüketici ülkelerin damak tadına uygun çay üretebildiğimiz taktirde, dünya pazarlarına ihracat yapma şansımız olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay sektörünün geleceği, üretim tüketim dengesinin kurulmasına, optimum maliyetle kaliteli çay üretilmesine bağlıdır.&lt;br /&gt;Bunun içinde öncelikle tarımda, sanayide ve pazarlamada karşılaşılan sorunların çözülmesi şarttır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAY TARIMI &lt;br /&gt;# Ülkemizde çay tarımında temel sorun, yaş çay yaprağı kalitesi ile ilgilidir. Ürün kalitesinin yükseltilmesi, büyük ölçüde, tarımsal teknik tedbirlerin zamanında ve doğru şekilde alınmasına bağlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1993 yılında başlatılan ve halen sürdürülen budama çalışmasının kaliteli yaş yaprak üretiminde sektöre önemli katkıları olmuştur.&lt;br /&gt;Budama ile birlikte gübreleme ve hasat işlemleri de tekniğine göre yapılmalıdır.&lt;br /&gt;Çay makasının tekniğine uygun kullanılmaması ve gübrenin bilinçsizce kullanılması, ürün kalitesinin azalmasına ve  toprak yapısının bozulmasına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;# Çay bahçelerimizin ikinci sorunu; verim yaşını tamamlamış çay bahçeleridir. 767 bin dekar çay tarım alanının %30'u 50 yaşın üzerinde, ekonomik verim yaşını tamamlamış çaylıklardan oluşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli yaş yaprak üretimi için, yaşlanmış çay bahçelerinin kaliteli çay tipleri ile belirli bir plan dahilinde yenilenmesi gerekmektedir.&lt;br /&gt;# Çay tarımı ile ilgili üçüncü temel sorun ise, yaş yaprak alım standardı konusudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaliteli kuru çay kaliteli yaş çay yaprağından üretilmektedir. Kamu ve özel sektör işletmeleri arasında alım standardı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Bu farklılık, çay üreticilerinin daha dikkatsizce ve standart dışı hasat yapmalarına neden olmaktadır.&lt;br /&gt;Makasın tekniğine uygun kullanılmaması ve standart dışı toplanan ürünün satın alınması, kalitesiz kuru çay üretimini artırmaktadır. Alım standardı konusunda, sektörde birlikte hareket etme anlayışı hakim olmalıdır.&lt;br /&gt;# Çay tarımının dördüncü temel sorunu; tarım alanlarının giderek genişlemesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay tarımı, ruhsatlı bir tarımdır ve tarım alanları bakanlar kurulu kararı ile belirlenmiştir.&lt;br /&gt;1994 yılında tüm çay plantasyonları ölçülerek 767 dekar çaylık olduğu tespit edilmiştir.&lt;br /&gt;93/5096 sayılı Kararname ile yeni çaylık tesisi yasaklanmış olmasına rağmen, çay tarım alanları ekolojik sınırlar dışına doğru giderek genişlemektedir. Bu durum sektörde kalitesiz yaprak üretimine ve üretim fazlalığına yol açmaktadır.&lt;br /&gt;Çaykur, çay tarım alanlarının genişlemesini önleyebilmek ve kaliteli yaş çay yaprağı satın almak amacıyla, 2000 yılından itibaren yaş çay alımlarında alım planı uygulamasına geçmiştir.&lt;br /&gt;Alım planı, 767 bin dekar alanda üretilen yaş çay yaprağı üretim potansiyeli dikkate alınarak yapılmıştır. Ruhsatsız çay bahçelerinde üretilen ürün alım programına dahil edilmemektedir.&lt;br /&gt;Bu uygulama sonucunda bölgede yeni çaylık tesis edilmesi büyük ölçüde önlenmekte, Ruhsatlı üreticilerin üreticilik hakları korunmaktadır. Yaş çay ürünü kalite değerini muhafaza ettiği süre içinde hasat edilip, işleme imkanı sağlanmaktadır.&lt;br /&gt;Ancak alım planı uygulaması sektör deki tüm işletmeler tarafından yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay tarımının geliştirilmesi ve kaliteli yaş çay üretimi için bazı önlemler almak zorundayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu önlemler şunlardır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çay tarım alanlarının genişlemesini önlemek ve kaliteli üretim için alım planı uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;* Kampanya döneminde tüm işletmeler belirlenen alım standardına uyma konusunda birlikte hareket etmelidir.&lt;br /&gt;* Mevcut eksperlik sistemi iyileştirilmelidir.&lt;br /&gt;* Çay bahçesinde bakım, budama gibi tarımsal tedbirler uzman ekiplerin gözetiminde yapılmalıdır.&lt;br /&gt;* Satın alınan ürünün muhafaza ve taşıma sistemi iyileştirilmelidir. Yaş çay ürünü, üretim öncesi kalite kaybına uğramadan fabrikalara ulaştırılmalıdır.&lt;br /&gt;* Özel sektör işletmeleri çay tarımı ve sanayi alanında araştırma-geliştirme faaliyetlerine aktif olarak katılmalıdır.&lt;br /&gt;* Tarıma elverişli arazilerde, bölgeyi tek ürüne bağımlı olmaktan kurtarmak için, çayın yanında ek gelir getiren, bölgeye adaptasyonu iyi tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.&lt;br /&gt;* Kivi tarımı yaygınlaştırılmalı, desteklenmeli ve teşvik edilmelidir.&lt;br /&gt;* Yaşlanmış çay bahçeleri bir plan dahilinde yenilenmelidir.&lt;br /&gt;* Dünya çay pazarlarında Organik çay'ın piyasa değeri oldukça yüksektir. Ülkemiz şartları organik çay üretmeye oldukça uygundur. Bu nedenle, bölgede Organik çay üretimi ile ilgili projeler başlatılmalıdır.&lt;br /&gt;* Çay tarım ve sanayiinin geliştirilmesine katkısı olacak araştırmalar yapılmalı, yeni projeler hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAY SANAYİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1984 yılında yayınlanan 3092 sayılı yasa ile çayda devlet tekeli kalktıktan sonra, bazı müteşebbisler, gerekli fizibilite yapmadan,  yeterli işletme sermayesi oluşturmadan, çay sektörüne girmişlerdir. Geçiş dönemi kolay olmamış, belli sıkıntılar yaşanmıştır. Halen bazı firmalar sektöre uyum sağlayamamışlardır. Özel sektör yatırımları, bölgede, beklenen ve arzu edilen gelişmeyi sağlayamamıştır. Bazı istisnalar haricinde çoğunun hedefi Çaykur standartlarına ulaşma ile sınırlı kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaykurun 46, özel sektörün ise 230 adet yaş çay işleme fabrikası bulunmaktadır. Toplam fabrika sayısı 276 dır. Çaykurun üretim kapasitesi 6.700 ton, özel sektörün ise 8700 tondur. toplam kapasite ise 15.400 ton/gündür.Sektörde kapasite kullanım oranı yönünden büyük fark vardır. Toplam üretim kapasitesinin %57'sine sahip olan özel sektör kuru çay üretiminde %35-40 paya sahip iken, Çaykurumu %43 üretim kapasitesi ile kuru çay üretiminde %60-65'lik paya sahiptir. Çaykur mevcut kapasitesinin tamamını kullanırken özel sektörün kapasite kullanım oranı oldukça düşüktür. Sektörde kapasite sorunu yoktur.  Sorun, özel sektörün mevcut olan kapasitesini tam anlamıyla kullanamamasıdır. Sektörde mevcut atıl kapasitenin verimli şekilde kullanılabilmesine yönelik ciddi tedbirler alınmalıdır. Mevcut kapasite tam olarak kullanıldığında, yaş çay ürünü kalite değerini koruduğu süre içinde, hasat edilip üretime verilmiş olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde son yıllarda gıda sektöründe mevzuat düzenleme açısından oldukça önemli gelişmeler olmuştur. 1995 yılında yayınlanan 560 sayılı 'Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair' KHK ile gıda sektörünün disipline edilmesi amaçlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizde Gıda Üreten işyerleri; Öncelikle Sağlık Bakanlığına müracaat ederek 'çalışma izni' almak ve  Bakanlığın düzenleyeceği gıda işyerleri siciline kaydolmak zorundadır. Sağlık Bakanlığından Çalışma izni alan gıda üreten iş yerleri, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından'üretim izini' almak zorundadır. Ancak, çay sektöründe halen teknik ve hijyenik şartları yetersiz olan, sağlık bakanlığından çalışma izni, Tarım ve köy işleri bakanlığından gıda sicil numarası ve üretim izni almadan çay üretimi yapan çok sayıda özel işletme bulunmaktadır. Gıda üreten işletmelerin yönetmelik gereği denetimlerinin yeterince yapılmaması sektör disiplinini bozmakta, haksız rekabet ortamı yaratmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay sanayiinin geliştirilmesi ve kaliteli kuru çay üretimi için şu konularda önlemler alınmalıdır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Çalışma izni, gıda sicil numarası ve üretim izin belgesi olmayan hiçbir işletmenin faaliyetine izin verilmemelidir.&lt;br /&gt;* Kapasite kullanım konusunda kamu ve özel sektör arasında bir konsorsiyum oluşturulmalıdır. Atıl kapasite aktif hale dönüştürülmelidir.&lt;br /&gt;* Çay üreten ve paketleyen fabrikalar için bir standart getirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıda kodeksine uygun kuru çay üretilmelidir. Üretilen kuru çaylar uygun koşullarda muhafaza edilmelidir.&lt;br /&gt;Yaş çay alım ve üretim Kampanyası döneminin dışında, kalitesiz çay satın alarak üretim yapan işletmelerin, yaş çay bedelini kuru çay olarak vermelerini önleyici tedbirler getirilmelidir.&lt;br /&gt;Bu uygulama çay piyasasında, sağlıksız koşullarda, dökme halinde ambalajsız çay satışlarına yol açmaktadır.&lt;br /&gt;Kuru çay üretimi tüketici beğenisine ve standartlara uygun olarak yapılmalı ve kaliteli çay üretimi zorunlu hale getirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAY PAZARLAMASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz, dünyada tüketici ülkeler arasında, kuru çay tüketiminde, büyük bir potansiyele sahip olup, üretilen çayın büyük bir bölümünü iç piyasada tüketmektedir. Bu nedenle çay piyasasında faaliyette bulunan firmalar arasında pazar paylaşımı konusunda amansız bir rekabet yaşanmaktadır. Rekabet, tüketicilere daha kaliteli çay üretmek için yapılmamaktadır. Daha çok rakip firma ürünleri taklit edilmekte ve bu şekilde sektörde haksız rekabet ortamı oluşturulmaktadır. Özel sektör firmalarının önemli bir bölümü, rakip firmaların ürünlerini taklit etme yolunu tercih etmekte, ürettikleri çayları, kendi markaları ile piyasaya sürmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üretimde doğrudan yer almamakla birlikte, çay sektöründe en büyük payı alan kesim paketleyici firmalardır.Bu firmalar, kalitesiz çay üreten firmaların ürünlerini ve yurda çeşitli yollardan giren yabancı menşeli kalitesiz çayları çok ucuza temin etmektedir. Ucuza satın alınan, cazip satış  şartları altında, gösterişli ambalajlar içinde ve çeşitli promosyonlarla piyasaya sürülen bu çaylardan firmalar büyük gelir elde etmektedirler. Daha çok kalitesiz çayların paketlenmesinde izlenen bu yöntem, tüketicilerin, çay yerine alkolsüz içeceklere ve meşrubatlara yönelmelerine yol açmaktadır. Çayın iç pazardaki payının giderek daralmasına neden olmaktadırlar.  Tüketicilerin aldatılmasına yönelik bu davranış, ciddi firmaları büyük ölçüde rahatsız etmenin yanı sıra Türk çayının imajını da zedelemektedir. Yabancı çayların yurda girişini de teşvik etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay dışındaki alkolsüz içecekler ve meşrubatlar, başta kola ve kahve olmak üzere, sektörde olumsuz etkisi henüz tam olarak görülmeyen ancak yakın gelecekte etkilerinin daha fazla hissedileceği önemli rakip ürünlerdir. Bu ürünler ile ilgili yapılan Pazar geliştirme çalışmaları oldukça etkileyicidir. Çay sektöründe ise pazar geliştirmeye yönelik ciddi hiçbir yatırım bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay sektörünü rahatsız eden en büyük sorunlardan biri de, kuru çayın ambalajsız açıkta, her türlü sağlık koşullardan yoksun, hijyen olmayan yerlerde, yasaklanmış olmasına rağmen, pazarlanmasıdır. Halbuki Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin, Ambalajlama, etiketleme ve işaretleme bölümünde; tüm gıda maddelerinin ambalajlanmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çayında belli ambalajlarda paketlenerek pazarlanması zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğa rağmen sektörde faaliyet gösteren firmaların büyük bir bölümü ambalajsız olarak ve kalitesiz çayları piyasaya sürmektedir. Bu durum satışlarımızı menfi yönde etkilemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada çay üretim ve tüketim durumuna baktığımızda ise; Üretilen çayın %60'ı üretici ülkelerde tüketilmekte, %40'ı ise diğer ülkelere tüketim amaçlı ihraç edilmektedir. Türkiye, çay üretim miktarı yönünden üretici ülkeler sıralamasında 5. sırada yer almaktadır. Fert başına tüketim miktarı 2.3 kg'dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye çay ihracatında, bugüne kadar, kalite ve maliyet faktörleri nedeniyle istenen seviyeye ulaşamamıştır. Yıllık ihraç miktarı 2000 yılında 6.300 ton ile sınırlı kalmıştır. Sektörde ihracat yalnızca Çaykur tarafından yapılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay ithalatı ise, yürürlükteki ithalat rejimi kapsamında serbesttir. DTÖ Tarım anlaşması ve AB ile Türkiye arasında gerçekleştirilen Gümrük Birliği Kararı nedeni ile çay ithalatında uygulanan spesifik gümrük vergisi, 1995 yılında, yüzde ile ifade edilen (ad-valorem-oransal) vergiye dönüştürülmüştür. Yürürlükteki ithalat rejimi kararı çerçevesinde 2001 yılında uygulanan gümrük vergi oranımız ise %145'dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, Türk çaycılığını olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörlerden bir diğeri ise yurt dışından, ülkemize çeşitli yollardan giren yabancı menşeli çaylardır.Ülkemize yabancı menşeli çay girişi kısa süre öncesine kadar; sınır ticareti, zati eşya muafiyeti, normal ithalat ve kaçakçılık gibi yasal olmayan yollarla yapılmaktaydı. Bu konuda, Bakanlığımız, Gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı nezdinde yapılan girişimler sonucu, 23 aralık 1998 yılında çıkarılan Kararname ile, çay sınır ticareti kapsamından çıkarılmıştır. Ayrıca 11 Ağustos 1999 tarihli yönetmelikle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üzerinden, Türkiye'ye  gelecek yolcuların, beraberinde 1500 DM'lik Zati eşya muafiyeti kapsamındaki mallar arasında bulunan çayın yurda girişli yasaklanmıştır. Bunun neticesinde, gümrüklerde Çay'ın gerçek değerinden daha düşük bir fiyatla ithal edilmemesi konusunda ilke kararı alınmıştır. Ancak, Pazar araştırma uzmanlarımız tarafından illerde yapılan piyasa denetimlerinde, yabancı menşeli çayların iç piyasada halen satılmakta olduğu yolunda tespitlerimiz olmuştur. Ve bu konu da araştırmalarımız devam etmektedir. Hatta sınır ticareti adı altında, güney komşu ülkelerden gelen mallarla birlikte tankerlerle, günde takriben 1000 tankerin giriş çıkış yaptığı, tanker başına 50-60 kg çayın yurda girdiği, bu şekilde yurda giren yabancı menşeli çay miktarının toplam  18-20.000 ton olduğu bilinmektedir. İç piyasada bir kısmı paketli bir kısmı ise dökme olarak satılan çayların piyasa değeri 40-50 trilyondur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çayın diğer tarım ve sanayi ürünlerinde olduğu gibi dünya borsalarında oluşan değeri üzerinden vergilendirilerek ithal edilmesi gerekmektedir. Beyan üzerinden çay ithaline izin verilmemelidir.Halbuki ülkemiz Gümrük Birliğine girmeden önce çay ithalatında 3 ABD doları fon ve %10 gümrük vergisi uygulaması bulunmaktaydı. Alınan önlemlere rağmen, yürürlükteki ithalat rejimi çerçevesinde, çayda uygulanmakta olan gümrük vergisi sisteminden Türk çay sektörü olumsuz yönde etkilenmektedir.&lt;br /&gt;Resmi kayıtlara göre ithal edilen çay miktarı iç üretimi etkilemeyecek boyutta görünse de, bunun yanı sıra, yasal olmayan yollardan, ülkemize yabancı menşeli 30-40.000 ton  çay girişinin olduğu bilinmektedir. Sektörde stok oluşumunun en önemli nedenlerinden bir de budur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçak yollarla çay girişinin önlenmemesi halinde Türk çayının pazar payı büyük ölçüde daralacaktır. Daralan pazarın ise hem üretici hem de sanayici üzerinde olumsuz etkileri meydana gelecek, Çay tarımı ve sanayisi yok olma noktasına gelecektir.&lt;br /&gt;Türkiye ve bölge ekonomisine ciddi katkıları olan çay sektörünü korumak, geliştirmek ve devamını sağlayabilmek için öncelikle kaçak yollarla çay girişini önlemek gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yandan da mevcut gümrük vergisi uygulamasında, ithal edilen çayların düşük bedel ile fatura edilmelerini önleyici radikal tedbirler alınmalıdır. Çay beyan üzerinden değil  gerçek  değeri üzerinden vergilendirilmelidir.  Gümrüklerimizde ciddi tedbirler alınmadıkça, %145 gümrük vergisi uygulaması Türk çay sektörünü korumaya yetmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemizin, AB'ne üye olunması halinde, AB ülkeleri içinde çay üreten tek ülke konumunda olacaktır. Bu durum bir avantaj olarak da kabul edilebilir. Çünkü AB ülkelerinin yıllık toplam çay ithalat miktarı 250-300.000 ton civarındadır. Türkiye, yıllık 200 bin tona yakın çay üretmektedir. Uluslar arası standartlarda ve AB tüketicilerinin damak tadına uygun çay üretmek şartıyla, üretilen çayın bir miktarının ihraç edilmesi mümkün olabilir. Maliyet ve kalite sorunu çözüldüğü taktirde, AB ülkeleri, Türk çayı için, önemli bir pazar niteliğindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk çay sektörünün varlığını sürdürebilmesi; dünya çay pazarlarına ve Türk çay piyasasına, gıda kodeksine uygun uluslar arası standartlarda kaliteli çay sunulmasına bağlıdır.  Çay sektörünün sağlıklı bir yapıya kavuşması, mali açıdan güçlü olması, sağlam bir finansman kaynağı yaratılabilmesi için, stok fazlası ürünün ihraç edilmesi zorunludur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk çayının tarım ve sanayisinde kimyasal ilaç ve katkı maddesi kullanılmadan üretilmesi ihracatta önemli bir avantajdır. Ancak bu avantaj iç ve dış pazarda yeterince kullanılamamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çayın yurt içi pazarlamasında ve dış ticaret konularında  başlıca şu tedbirler alınmalıdır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Gümrüklerde, çayın düşük fiyatla fatura edilerek ithal edilmesini önleyici etkin tedbirler alınmalıdır.&lt;br /&gt;* Tarımında kimyasal ilaç, üretiminde katkı maddesi kullanılmadan  üretilen Türk çayı dünya pazarlarına  tanıtılmalı ve  dünya  pazarlarında  ihraç olanakları araştırılmalıdır.&lt;br /&gt;* Çay borsası kurulmalıdır.&lt;br /&gt;* Çay tüketicisi kalite ve ambalaj konusunda bilgilendirilmelidir.&lt;br /&gt;* Türk gıda Kodeksi Yönetmeliği gıda sektöründe çok önemli bir gelişmedir. Ancak Yönetmeliğe aykırı üretim yapanlar kontrol altına alınmalıdır.Yaptırım uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;* Uluslar arası çay pazarları hakkında doğru bilgiye sahip olunmalı ve teknolojik gelişmeleri yakından izlenmelidir.&lt;br /&gt;* AB'ne üyelik halinde, Ortak Tarım Politikasına uyum aşamasında,Türk çayının da AB ortak piyasa düzeni içinde yer alması sağlanmalıdır. Ortak piyasa düzenlerinin temel amaçlarından biri, iç pazarı ve topluluk üretimini üçüncü ülkelere karşı korumaktır.&lt;br /&gt;* Kalite standartları dışında ve açıkta çay satışına izin verilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemiz AB'ne aday ülke statüsündedir. O nedenle, şimdiden, sektörde faaliyet gösteren tüm kamu ve özel sektör işletmeleri, bilim kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri çaycılığımızın geliştirilmesi, korunması ve rekabet edebilir düzeye ulaştırılması yönünde çalışmalara başlaması gerekmektedir. ( biriz.biz)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-5025684961837005678?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/5025684961837005678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=5025684961837005678&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/5025684961837005678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/5025684961837005678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/cay-tarimi.html' title='ÇAY TARIMI'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-1584687313184218371</id><published>2009-02-03T17:05:00.006+02:00</published><updated>2009-07-27T20:36:21.395+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen tarıhı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen muzıklerı'/><title type='text'>DÜNDEN BUGUNE ARDEŞEN</title><content type='html'>&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.34" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=11849032&amp;vid=4419378&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//us.i1.yimg.com/us.yimg.com/p/i/bcst/videosearch/2745/79529401.jpeg&amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DUNDEN BUGUNE ARDEŞEN 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.34" type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" allowFullScreen="true" AllowScriptAccess="always" bgcolor="#000000" flashVars="id=7107159&amp;vid=2256350&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=http%3A//us.i1.yimg.com/us.yimg.com/p/i/bcst/videosearch/2462/61084884.jpeg&amp;embed=1" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhd4jQ7doI/AAAAAAAAAk4/6gXo3rut348/s1600-h/akdere+017.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 512px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhd4jQ7doI/AAAAAAAAAk4/6gXo3rut348/s400/akdere+017.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298588187721692802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-1584687313184218371?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/1584687313184218371/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=1584687313184218371&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/1584687313184218371'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/1584687313184218371'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/dunden-bugunu-ardesen.html' title='DÜNDEN BUGUNE ARDEŞEN'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhd4jQ7doI/AAAAAAAAAk4/6gXo3rut348/s72-c/akdere+017.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-3506373750747600492</id><published>2009-02-03T16:38:00.006+02:00</published><updated>2009-07-27T20:36:48.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazca muzık dınle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lazca vıdeolar'/><title type='text'>LAZCA VIDEOLAR</title><content type='html'>ÇOYUMUZ ÇOYLILERIMIZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-9156235969046787475&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width:500px;height:405px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUMARI BORCI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-6138484404081160945&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width:500px;height:405px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARIF HOCANIN ŞEMŞİYESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4317040474839747885&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width:500px;height:405px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SARI MALAĞUDEŞKİMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=6086063589229733118&amp;hl=tr&amp;fs=true" style="width:500px;height:405px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİBEL KEKILLI LAZCA DUBLAJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Ox4HLwAHeBU&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLÇE BAŞKANI LAZCA DUBLAJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/oRORCClhX_U&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SELIM ve FATOS'TAN LAZCA DUBLAJ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/fK04PDMyuyI&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EKISPERUN AŞKI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/WM9jv_D5vo4&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAKFALI DUZI 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/UH57rA1OPfk&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CUNEYT ABI ÇAY PARASI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/OVxs9eUT3Xw&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LAZ ZİYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/Lfvdwb2UC68&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PLAN YAPMAYIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/8VYSUx8doIQ&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0&amp;color1=0x234900&amp;color2=0x4e9e00&amp;border=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="500" height="405"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-3506373750747600492?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/3506373750747600492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=3506373750747600492&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3506373750747600492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3506373750747600492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/lazca-videolar.html' title='LAZCA VIDEOLAR'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-3811550337218157641</id><published>2009-02-03T16:09:00.005+02:00</published><updated>2009-02-03T16:35:39.820+02:00</updated><title type='text'>RİZE RESİMLERİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWI1CDefI/AAAAAAAAAkw/OXY892owO6Y/s1600-h/normalhavvanfdn200698yi.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 299px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWI1CDefI/AAAAAAAAAkw/OXY892owO6Y/s400/normalhavvanfdn200698yi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298579671276026354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIxxbD3I/AAAAAAAAAko/DM7jayClH5w/s1600-h/img00071qy.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIxxbD3I/AAAAAAAAAko/DM7jayClH5w/s400/img00071qy.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298579670400962418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIk7viXI/AAAAAAAAAkg/mFm_lJZU8aI/s1600-h/fg1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 308px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIk7viXI/AAAAAAAAAkg/mFm_lJZU8aI/s400/fg1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298579666954586482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIbpekbI/AAAAAAAAAkY/23SURCoHE3Q/s1600-h/adszkf71iq5.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 280px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWIbpekbI/AAAAAAAAAkY/23SURCoHE3Q/s400/adszkf71iq5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298579664462057906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri2/rize2.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 368px; height: 262px;" src="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri2/rize2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri1/rize2.JPG"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 276px;" src="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri1/rize2.JPG" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri1/rize1.JPG"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://www.rizede.com/rizeresimleri/galeri1/rize1.JPG" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-3811550337218157641?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/3811550337218157641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=3811550337218157641&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3811550337218157641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/3811550337218157641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/rize-resimleri.html' title='RİZE RESİMLERİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhWI1CDefI/AAAAAAAAAkw/OXY892owO6Y/s72-c/normalhavvanfdn200698yi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-8791998693863019541</id><published>2009-02-03T15:56:00.003+02:00</published><updated>2009-02-03T16:00:05.822+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YÖRESEL YEMEKLERIMIZ  LAZ'/><title type='text'>YÖRESEL YEMEKLERIMIZ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhNpxf0K1I/AAAAAAAAAkQ/ujHdu4frwiE/s1600-h/hbugulama.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 371px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhNpxf0K1I/AAAAAAAAAkQ/ujHdu4frwiE/s400/hbugulama.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298570341658143570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Hamsi buğulama :  Hamsiler temizlenir, kılçıkları çıkarılır, yıkanıp durulanır. Bir kabın içine yeterince tuz, karabiber, ince kıyılmış maydanoz ve taze soğanları koyup karıştırılır. Durulanmış hamsileri içine katıp harmanlanır. Karışım 10-15 dakika kadar oda ısısında bekletilip yayvan bir tepsiye konur. Kalan harç üzerine yayılır. Limon ve domatesler ve biberler ince dilimler halinde kesip üstüne dizilir. Zeytinyağı gezdirip kapağı kapatılır. 15 dakika kadar hafif ateşte pişrildikten sonra sıcak olarak servis yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamsi Köfte:Hamsiler temizlenip yıkanır kılçıkları çıkarılır. Çok az su ile hafifçe haşlanır, süzdürülür.İçine ufalanmış ekmek içi, kıyılmış maydanoz, yumurtalar, tuz, karabiber konup yoğrulur. Yumurta büyüklüğünde parçalar halinde köfte sekline getirilir. Mısır ununa bulanığ kızgın yağda kızartılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamsi Kuşu : Hamsinin kılçıkları çıkarılır. Yeşil soğan pazı maydanoz mısır unu sıcak su kara biber ile birlikte köfte şeklinde yoğrulur. Zeytinyağında kızartılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamsili Pilav: Hamsi ve iç pilavla yapılır. İç pilav pirinç yağ ve tuzla kavrulmak suretiyle hazırlanır. Pilava soğan fıstık kuş üzümü şeker baharat konur. Maydanoz kullanıldığı da olur. Hamsi kılçıkları çıkarılıp ikiye ayrılır. Yarısı pilavın altına yarısı üstüne dizildikten sonra pişirilir.&lt;br /&gt;Hamsikoli : Hamsili ekmek. Pazı çok az karalahana ince doğranmış taze soğan az yağ ve tuz mısır unu ile yoğrulur. İçersine kılçıkları çıkarılmış hamsi karıştırılır. Çoğunlukla sıcak olarak salata ile yenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamsi Tavalisi : Hamsi pazı ile karıştırılır tavada yağda kızartılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ormanlı Hamsi : Hamsi pazı nane ve maydanozla yapılan yemek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çorbalar&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Korkoto Çorbası ve Ayran Çorbası&lt;br /&gt;Korkoto&lt;br /&gt;Kırılmış mısır&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;İki su bardağı korkoto, Bir su bardağı ayran, İki çorba kaşığı tereyağı&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Önce korkoto suya atılır, ayran ve tuz katılır, tereyağı konup pişirilir. Günümüzde; salça tereyağında pişirilerek servis yapılırken çorbanın üzerine gezdirilmektedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fasulye (Lobya) Çorbası&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Uç su bardağı kuru fasulye, Domates büyüklüğünde içyağı, iki baş ortaboy soğan veya soğana karşılık prasa yaprağı&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Önce kuru fasulye suda pişirilir. Soğanlar veya pırasa yapraklan ayrı bir kapta pembeleşinceye kadar yağda kavrulur, fasulye, içyağı, tuz ve su ilave edilip pişinceye kadar yeniden kaynatılır. Kemik ilave edilirse daha lezzetli olur. Nane katılarak yenir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hopi (Hupi) Çorbası&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Uç yoğurt kasesi hopi. (İçiyle birlikte kurutulmuş kuru fasulye), bir kaşık tereyağı, Bir domates büyüklüğünde içyağı, İki baş soğan veya bunun kadar prasa yaprağı&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;İnce doğranmış soğanlar veya pırasa yaprakları yağla kavrulur. Kırılmış fasulye hopileri içine atılarak karıştırılır, su ve tuz ilave edilip piş irilir. Kemik ilave edilerek pişirilirse iyi olur. Nane ve sarımsak ilave edilerek yenir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kabak Çorbası&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Bir beyaz kabağın dörtte biıi, Bir su bardağı kuru fasulye, Uç çorba kaşığı yağ.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Kabuğu soyulan kabak kuşbaşı şeklinde doğranır, kazana konup ayrı bir kapta piş erken başka bir kapta pişirilen kuru fasulye, tuz ve yağla birlikte kabağa ilave edilir. Kum fasulye yerine taze fasulye kullanılabilir. Çorbaya bulgur, arpa veya pirinç ilave edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebze Yemekleri&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Fasulye Tavalası&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Bir kilo taze fasulye, iki baş soğan veya soğan yerine yeteri kadar pırasa yaprağı, beş diş sarımsak, iki kaşık tereyağı veya zeytinyağı&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Bir kilo daneli fasulye kırılarak kazana konur, yeterince pişirildikten sonra bir süzgeçte süzülür. İnce doğranmış soğan veya soğan yerine prasa yaprağı yağda kavrulur. Süzgeçte süzdüğümüz fasulyeler önceden hazırladığımız sarımsak, kavrulmuş soğana ilave edilir; tuzu konulup 10-15 dakika tavada veya kazanda kavrulur, sıcak yenir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Turşu Kavurma&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Bir kilo fasuülye turşusu, üç baş soğan veya buna denk pırasa yaprağı, beş diş sarımsak, iki kaşık tereyağı veya buna denk zeytinyağı&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Fasulye turşusu bir gün önceden suya konur, tuzu çıkartılır. Hiç su kalmayacak şekilde elle sıkılır. Soğanlar, ay şeklinde bir tavaya doğranırlar ve zeytinyağı ile pembeleşinceye kadar kavrulurlar. Daha sonra hazırlanan turşu, tavaya ilave edilir, ezilmiş sarımsak ve az bir miktar biber konarak 10-15 dakika kavrulur. Sıcak veya soğuk olarak yenebilir. Eskiden ilk yemek olarak ve mısır ekmeği ile birlikte yeniyordu. Bir lokma ekmek tavaya uzanıyor ve parmaklar yardımıyla bir tutam turşu alınıp ağza getiriliyordu. Günümüzde ise turşu kavurma, salata gibi sofraya konulmakta ve iştah açıcı olarak alınmaktadır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Tomart Kavurması&lt;br /&gt;Tomari sulak yerlerde, ırmak kenarlarında kendiliğinden yetişen otsu bir bitkidir. Yapraklan pazı yaprağı genişliğinde ve pazıdan biraz daha serttir. Tomari kavurması Pazı kavurması gibi yapılmaktadır. Pazı ve tomari karışımı olarak da yapilabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Karalahana Dolması&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Dört bağ lahana, iki baş soğan, bir su bardağı korkoto, iki kaşık tereyağı veya iç yağı.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Eritilmiş yağda soğanlar kavrulur. Doğranmış haşlanmış ve süzülmüş lahanalar buna ilave edilir. Suyu, tuzu, ve acı biberi konulduktan sonra 20-30 dakika kadar pazı dolması kıvamında pişirilir. Suyu tuzu konulurken daha önceden ıslatılmış korkoto da ilave edilir. Korkoto yerine bulgur ve pirinç de konabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Lahana Haşlaması&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Altı bağ lahana, bir domates büyüklüğünde içyağı, bir kase fasulye, iki kaşık mısır unu, iki kaşık tereyağı, bir kiloya yakın kemik, bir miktar acı biber (Lav Biberi)&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Lahanalar önce yıkanıp temizlenir. Daha sonra elle bükülerek doğranır, fasulye ile beraber veya ayrı ayrı haşlanır ve süzülür. Lahana kaynatılıp süzülmezse tadı acı olur. Kazana su koyarak bütün malzeme buna ilave edilir. Tuzu biberi konur, yarım saat pişirilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ezme Lahana&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Altı bağ kara lahana, bir domates büyüklüğünde içyağı, bir kaşık tereyağı, bir bardak içyağı, bir bardak un, az miktarda acı biber.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Önce, temizlenmiş ve doğranmış lahana ve fasulye ayrı ayrı haşlanır ve süzülürler. Mısır unu dışında bütün malzemeler ve tuz kazana konur, kaynatılmış su ilave edilir ve pişirilir. Suyu bir başka kapa alınıp ezme işine girişilir. Lahanayı ezmek için özel bir kutali (Kepçe uzunluğunda düz yontulmuş ağzı dört parmak kalınlığında ve genişliğinde bir araç) veya kepçe kullanılır ve lahana muhallebi kıvamı alıncaya kadar ezilir. Ezme işi bitince lahanadan daha önce alınmış olan su ve bir miktar mısır unu kazana yavaş yavaş ilave edilir ve 5 ila 10 dakika karıştırılarak kaynatılır. Ezme lahanaya damak zevkine göre tatlı kabağı, taze fasulye, taze mısır veya pazı ilave edilebilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Lahana Roktikosu&lt;br /&gt;Lahana rohtikosu ayrı bir yemek olmayıp ezme lahanadan yapılan bir yiyecektir. Ezme lahanaya ufalanmış mısır ekmeği ve tereyağı katarak kaynatılır. Eğer kavurma konursa daha lezzetli olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Lahana Sarması&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Altı veya yedi bağ kara lahana, üç baş soğan, bir kilo ince kıyılmış et, bir kase korkoto, maydanoz.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Soğanlar ince ince doğranır. Yeteri kadar tuzla ovulur, ince kıyılmış et, korkoto, maydanoz, tuz, su ilave edilerek dolma içi hazırlanır, daha önce haşlanmış süzülmüş lahana yaprakları ile sarılır. Dolmaların üzerini geçmeyecek kadar su konulup kazanda pişirilir, sıcak servis yapılır. Kazanın en altına kemik konursa daha lezzetli olur. Korkoto yerine bulgur veya pirinç konabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hamsi Çıgırtası&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Bir bağ pazı, bir bağ taze soğan veya buna denk yerli prasa yaprağı, iki bardak ince mısır unu veya buna denk buğday unu' da olabilir, bir tas tuzlu hamsi, bir yumurta büyüklüğünde içyağı. Kızartma için zeytinyağı yoksa tereyağı.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Hamsiler önceden suya konarak ayıklanır, kılçıklarından temizlenir, hamsi, un, kıyılmış pazı ile soğan içyağı ile karıştırılarak ekmek hamuru gibi hafifçe yoğrulur, tuzu kontrol edilir. Yumurta katılırsa daha iyi olur. Bir santim kalınlığında veya daha ince yayılarak tavada kızartılır. Çığırta hamuruna köfte biçimi verilerek de kızartılabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hamsili Pilav&lt;br /&gt;Hamsili pilavın ilk şekli "Hamsili Rasti" yemeğidir. Korkoto, az miktarda pazı veya pırasa yaprağı, kılçığı alınmış tuzlanmış hamsi ile birlikte karış tınhr, yağı konarak kazanda pilav gibi ve pilav kıvamına gelinceye kadar piş irilir. Hazırlanan malzeme tepsiye konarak pleki veya kuzinede piş irilebilir.&lt;br /&gt;Malzemesi&lt;br /&gt;Bir kilo veya bir tas hamsi. (Taze veya tuzlu hamsi olabilir), dört bardak pirinç, Uç baş soğan, bir avuç nane, Bir buçuk bardak zeytinyağı veya tereyağı.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Hamsi tuzlu ise suya konur ve tuzu alınır. Taze veya tuzlu olsun önce hamsilerin kılçıkları temizlenir. Pirinç yıkanıp temizlenir, hamsi hariç, diğer hazırlanmış malzeme ile karıştırılır, iki bardak pirinç üç bardak su hesabıyla suyu konur. Tepsiye bir sıra hamsi dizildikten sonra üzerine hazırlanmış malzeme konur ve en üstüne de bir sıra daha hamsi dizilir. Tepsi plekide veya fırında pişirilir. Sıcak veya soğuk olarak salatalık veya ayranla yenir.&lt;br /&gt;Bu gün hamsi pilavı baharat, maydanoz , kuş üzümü ile zenginleştirilmektedir. Hamsili pilava, kuş başı doğranmış patateste konabilir. Genellikle hamsili pilav yapılınca başka yemek yapmaya gerek görülmez.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Plekide&lt;br /&gt;Yapılışı: Taze hamsi başları kesilerek temizlenir ve tuzlanır. Bir oluklu kiremit alınarak üzerine kumar yaprağı veya lahana yaprağı serilir. Temizlenmiş hamsi yaprağın üzerine dizilir, üzeri aynı tür yaprakla örtülür ve en üstte bir oluklu kiremit daha konarak ocağa veya ateşe sürülür ve üzerine közler çekilerek pişirilir. Kiremit yerine pleki de kullanılabilir. Kiremitte dizilen hamsiler plekiye dizilir, üzeri sacla örtülerek üzerine ateş yakılır ve pişirilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Muhlama&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Üç tahta kaşığı mısır unu, üç kaşık tereyağı, bir kase tel veren peynir, İlik SU ve tuz.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Bakır bir tavada tereyağı eritilir. Mısır unu konulup pembeleş inceye kadar kavrulur. Tavaya ilik su ve peynir ilave edilir. Peynirin tuzuna göre tuzu ayarlanır. Hafif ateşte karıştırılarak yağını üzerine verinceye kadar pişirilir.&lt;br /&gt;Muhlama tel veren peynirle yapılabileceği gibi her türlü peynirle veya minci ile de yapılabilir. Peynir ve minci sade olarak da yağda pişirilebilir. (Buna pişirmek yerine ısıtmak demek daha doğru olur). Yağda sade olarak pişirilen peynire peynir muhlaması, yağda sade olarak pişirilen minciye de minci muhlaması denir.&lt;br /&gt;Hemşin yöresinde bir miktar kaymak alınarak tavaya konur, ateş üzerinde kaynatılır, içerisine yavaş yavaş mısır unu ilave edilir. Daha sonra bir miktarda ince ince doğranmış köy peyniri konmak suretiyle sıcak olarak servis yapılır. Bu muhlama şekline adı geçen yörede "kuymak muhlaması' denmektedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Hoşmer&lt;br /&gt;Malzemeleri&lt;br /&gt;Bir litre kaymaklı süt, bir kase köy peyniri, üç tahta kaşığı mısır unu, yeterince tuz.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Kaymaklı taze süt süzgeçle süzülerek bir tavaya boşaltılır. Tava ateşe konarak kaynatılmaya bırakılır. Elenmiş mısır unu, kaynayan süte yavaş yavaş ve karıştırılarak ilave edilir. Normal kıvama gelince ince doğranmış köy peyniri ve tuz konur. Peynirin hoşmer içine erimesiyle birlikte sıcak servis yapılır.&lt;br /&gt;Hemşin yöresinde kaymağı alınmış süt içerisine mısır unu karıştırılarak yapılan tava işine "Kotniyar" denmektedir. Kotniyara peynir konmaz.&lt;br /&gt;Hoşmer, muhlama gibi yenir ve yerken yağ tavada göllenir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Haşıl&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Sıcak mısır ekmeği, tereyağı ve minci.&lt;br /&gt;Hazırlanışı&lt;br /&gt;Sıcak mısır ekmeğinin içi yayvan bir kap içersine boşaltılır.&lt;br /&gt;İçersine bol miktarda tereyağı ve tuzlu minci (Lor) katılarak karıştırılır. Mısır ekmeğinin sıcağında yağ, ekmeğe ve minciye sirayet eder. Soğutulmadan yenir.&lt;br /&gt;Sıcak ekmek bulunmadığı zamanlarda soğuk ekmek bir tavanın içine ufaltılıp yağı ve mincisi konur. Sonra hafif ateşte ısıtılarak yağın ekmeğe nüfus etmesi sağlanır. Böylece leziz ve besleyici bir yiyecek elde edilmiş olur.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Laz Böreği&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Beş yumurta, yedi su bardağı süt, beş kaşık tereyağı, bir buçuk su bardağı şeker, bir buçuk kahve fincanı nişasta, bir buçuk kahve fincanı pirinç unu, alabildiği kadar buğday unu, tuz.&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Bir kase su, iki kaşık tereyağı, bir yumurta sarısı, az tuz, bir iki damla zeytinyağı ve alabildiğince un katılarak yoğrulur ve ondört parçaya bölünür. Bu ondört parça ile laz böreğinin on dört yufkası açılır.&lt;br /&gt;Yapraklar arasına konacak muhallebinin yapılışı: Süt ve şeker kaynatıldıktan sonra az tuz konur, ayrı bir kapta pirinç unu veya nişasta, dört yumurta sarısı, bir bardak soğuk su ile iyice çırpılır, kaynayan süte karıştırılarak ilave edilir. Piştikten sonra bir tutam karabiber serpilir.&lt;br /&gt;Yedi hamur tek tek açılır ve her bir yaprağına tereyağı sürülerek tepsiye dizilir, üzerine önceden hazırlanmış olan muhallebi soğuk olarak dökülür. Geriye kalan yedi hamurda tek tek açılarak ve tereyağı sürülerek muhallebinin üzerine dizilir. Arzu edilen şekilde kesilir, üzerine tereyağı gezdirilerek fırına verilir.&lt;br /&gt;Bir buçuk bardak şeker, bir bardak su ile hazırlanan ilik şurup, fırından çıkan böreğin üzerine dökülür. Fındık veya cevizle süslendikten sonra ılık olarak servis yapılır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Enişte Lokumu&lt;br /&gt;Eskiden kaynanaların damatlar için yaptıkları ve kızlarını her ziyaretlerinde bir bohça yapıp damat evine gönderdikleri yüksek kalorili bir pasta türüdür. Çokca yapılan bu lokumlar, gelin tarafından koca evi halkına birer ikişer dağıtırdı ve bir ihtimal utanıp da yiyemediği zamanlarda odasında gizlice yerdi.&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;Uç su bardağı tereyağı (Margarin de olabilir), üç su bardağı yoğurt, altı su bardağı şeker, üç yumurta, yarım limon suyu, yarım çorba kaşığı karbonat, alabildiğince buğday unu ve tuz&lt;br /&gt;Yapılışı&lt;br /&gt;Şeker, yumurta ve yoğurt bir kap içine konur, şeker eriyinceye kadar çırpılır. Şeker yağ içine erimediğinden eritilmiş ilik yağ bu karışıma sonradan ilave edilir. Diğer yanda yarım limon suyuna karbonat katıp karıştırarak yağı karışıma katılır ve alabildiğince un konarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapılır. Hamur on dakika dinlendirilir. Bu hamurdan iki yumurta büyüklüğünde parçalar alınarak avuç arasında yuvarlayıp uzatılarak lokum şekli verilir. Yağlanmış tepsiye birer parmak ara ile yerleştirilir, üzerine bıçakla (Z) şeklinde kesikler atarak şekillendirilir. Plekide ekmek pişirir gibi üzerine sac örtülerek veya kuzinede orta hararette pişirilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-8791998693863019541?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/8791998693863019541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=8791998693863019541&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8791998693863019541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8791998693863019541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/yoresel-yemeklerimiz.html' title='YÖRESEL YEMEKLERIMIZ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhNpxf0K1I/AAAAAAAAAkQ/ujHdu4frwiE/s72-c/hbugulama.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-2099549714162480306</id><published>2009-02-03T15:50:00.003+02:00</published><updated>2009-02-03T15:54:24.901+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='RİZE TARIHI'/><title type='text'>RİZE TARIHI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhMWGMRoOI/AAAAAAAAAkI/WxtmxHDDT84/s1600-h/fg1.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 308px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhMWGMRoOI/AAAAAAAAAkI/WxtmxHDDT84/s400/fg1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298568904104321250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rize ili ve çevresinin bilinen ilk hakim ahalisi, bitişken dilli ve Asya kökenli kavimlerdir. Bunlar Rize ve çevresinde tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşik topluluklarıdır. Bu topluluklardan "KULKU-KULKHA"ların adına, Erzurum yöresini kendi ülkesinin topraklarına katan URARTU kralı II. SARDUR (M.Ö. 765-735) 'un Çıldır gölünün güneyinde Taşköprü köyünün üstündeki kayalıklara kazdırdığı çivi yazılı kitabede rastlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Ö. 2000'lerde Kafkas dağları ile Karadeniz'in kuzeyinde yaşayan Kimmerler'in Ülkesi, M.Ö. 720 yıllarında Sakalar tarafından işgal edildi. Kimmerler'in Azak denizi ile Kafkaslar arasında yaşayan kolu, Sakalar'ın baskısı ile M.Ö. 714 yıllarında yurtlarını bırakarak Aras ve Çoruh nehri boylarınca yayıldılar. Kimmerler'in bu ilk göçleri, en eski destani Gürcistan tarihi olan "Kartlis-Çkhovrebe"da kartli (Gürcistan) ve komşularını esarete aldıkları ilk seferi diye anılmaktadır.&lt;br /&gt;Daha sonraları Kızılırmak ve Adana Bölgesine kadar hakim olan Kimmerler'den, Trabzon-Bayburt arasındaki Kemer dağı, Rize Çayeli İlçesi çıkışındaki Kemer köyü, Kızılırmak boyundaki Gemerek ile Kars'ın doğusunda yer alan Ümrü gibi coğrafya adları günümüze kadar gelmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koloni Dönemi&lt;br /&gt;M.Ö. 670 yılında Ege'de yaşayan Milletoslu denizciler Marmara ve Karadeniz kıyılarında Plinius'un tarihine göre 10 kadar empeion (Pazar yeri) adı verilen ticari nitelikle liman şehirleri kurmuşlardır. Bu arada Rize'nin de Kolonize edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihi akış içerisinde M.Ö. 7 YY sonlarında Kimmer akınlarının Anadolu'yu kargaşaya sürüklemesinden faydalanan Medler'in yöreyi istila girişimleri, M.Ö. 550'de Med krallığını yıkan Pers kralı II. Kiros'un aynı şekilde ki istila hareketleri yöredeki savaşçı kavimlerin karşı koymaları nedeni ile Rize çevresinde başarılı olamamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük İskender'in Pers kralı III. Darius'u kesin bir yenilgiye uğratması ile eline geçirdiği Anadolu Hakimiyeti M.Ö. 323 senesine kadar sürmüştür. Büyük İskender'in ölümü ile İmparatorluğun devamı niteliğinde olan Pontos, Koppodkida, Bithynia gibi krallıklar kurulmuştur. Ancak Trabzon, Rize gibi bir takım serbest şehirler, bu krallıklara bağlı olmadan varlıklarını sürdürmüşlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pontos ve Selçuklular Dönemi&lt;br /&gt;İskenderin ölümünden sonra Komutanları ve Satraplar arasında çıkar egemenlik savaşlarında bağımsızlığını ilan eden Mitridates Kitistes Karadeniz kıyısında Sinop dolaylarına doğru genişleyen Pontos krallığını kurdu. Pontos kralı Farnakes M.Ö. 180'de Rize'yi İşgal ederek krallığı topraklarına kattı.&lt;br /&gt;M.Ö. 5. Yüzyılda Karadeniz'in kuzeyini gezen Herodot sakaların "Alazon" (+Alazlar) boyundan söz eder. M.S. 23-79 yılları arasında yaşayan Romalı PİLİNUS aynı yörede "Laz'lar" (Laz'oi) adlı bir kavim yaşadığını bildirir. 131 yılında Karadeniz kıyılarını gemi ile dolaşan Romalı ARRİANOS, Karadeniz'in doğusunda hakim olan Lazlardan bahseder.&lt;br /&gt;XI. Yüzyıldan itibaren Rize'ye Türkmenlerin akınları yoğunlaşır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Bizans'tan feth edilen bölgelerde Türk emirlikleri kurulurken, Erzurum-Saltukluları da Çoruh nehri boyları ile birlikte Rize bölgesini hudutları içine aldılar. Alpaslanoğlu Sultan Melikşahın emirlerinden Ebu Yakup ile Emir İsa Böri adındaki Komutanlar 24 Haziran 1080 Posof-Kol zaferi ile Apkaz-Gürcistan krallığını yenerek Giresun'un batısına kadar olan Doğu Karadeniz bölgesinde Bizans'ın Hakimiyetine son verdiler. Böylelikle Büyük Selçukluların yükselme devrinde tüm Anadolu ile birlikte Rize de Selçukluların hakimiyetine girmiştir.&lt;br /&gt;Bu gelişmelerden sonra 100 bin nüfuslu Çepni'ler ile Kürtünler Doğu Karadeniz kıyılarına ve Rize'nin İkizdere kesimine yerleştirildiler. 1098 yılında Danışmenlilerin yöreye kısa bir dönem hakimiyetleri söz konusudur. Ancak Haçlı seferleri yüzünden canlanan Bizanslar, 1098'de Trabzon&lt;br /&gt;ve Rize kesimini Emirüssevahil Sülübey'den aldılar. Çoruh vadisinde yerleşmiş olan Kıpçak boyundan Kubasar ailesi ve taraftarları 1195 tarihinde doğudan yeni-Kıpçakların gelişinden rahatsız olarak Bizans idaresindeki Rize ve Trabzon bölgesine gelip yerleşmişlerdir. İkizdere ve Sürmene'deki 60 aileden çok Kumbasar oymağı, bunların torunlarıdır. IV. Haçlı seferinde Frenklerin İstanbul'u işgali üzerine baskıdan kaçan KOMMENLER soyu, 1204 yılında Rize'yi de içine alan TRABZON PONTOS RUM imparatorluğunu kurmuşlardır.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Osmanlılar Dönemi&lt;br /&gt;Trabzon Rumları, 1456 yılından itibaren Osmanlı devletine vergi vermeye başlamış, 1461 yılında Trabzon'u feth eden Fatih Sultan Mehmet 1470 yılında Ali Paşa ismindeki Komutan tarafından Rize ve çevresi Türk egemenliği altına alınmıştır. Böylece Anadolu Türk birliğine katılan Rize bölgesine, 1461 yılı ve sonrasında Çoruh, Amasya, Samsun ve Tokat'tan; 1466 yılında yıkılan Karamanoğlu Beyliği bir daha canlanmasın diye Konya yöresinden; 1501 yılında Şil Şah İsmail'in yıktığı Sünni Akkoyunlulardan Tebriz ve öteki bölgelerden kaçanlardan; 1515 yılında Dulkadırli beyliği kaldırılınca Mara-Elbistan Türkmenleri Trabzon ve Rize yöresine yerleştirildiler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;19. Yüzyılın başlarından itibaren Rize'de Tuzcuoğullarının isyanı değişik tarihlerde birkaç kez tekrarlanmıştır. 1834 yılında bu isyanlara son verilerek Tuzcuoğulları Rumeli de iskan edilmişlerdir.&lt;br /&gt;Rize, 1867 Vilayet Nizamnamesine göre Trabzon Vilayetinin merkez sancağının 6 kazasından biri durumundadır. 1877 yılında merkez sancağa bağlı nahiye olmuştur. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından Lazistan sancağı kurulunca Rize hem kaza, hem de bu sancağın merkezi oldu. Birinci Cihan savaşında 9 Mart 1916 tarihinde Rize, Rusların işgaline uğramış, 2 Mart 1918 de bağımsızlığına kavuşmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet Dönemi&lt;br /&gt;Cumhuriyet dönemine kadar sancak merkezi olan Rize, 20 Nisan 1924 tarihinde Vilayet olmuştur. 2 Ocak 1936 tarihinde yürürlüğe giren 2885 sayılı Kanunla Erzurum'dan Yusufeli ilçesi, Rize'de Pazar ilçesinden sonraki arazi parseli, ilçe ve bucaklar alınmak sureti ile bugünkü Artvin ili Çoruh adı ile vilayet haline getirilmiş ve Rize ili de tek ilçesi olan Pazarla kalmıştır. Bugün ise Pazar ilçesi ile birlikte 12 ilçesi bulunmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-2099549714162480306?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/2099549714162480306/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=2099549714162480306&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2099549714162480306'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2099549714162480306'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/rize-tarihi.html' title='RİZE TARIHI'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhMWGMRoOI/AAAAAAAAAkI/WxtmxHDDT84/s72-c/fg1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-8078841647901841965</id><published>2009-02-03T15:32:00.004+02:00</published><updated>2009-02-03T15:41:54.091+02:00</updated><title type='text'>ARDEŞEN RESİMLERİ 2</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJk0JJ1wI/AAAAAAAAAkA/6WkCcsuCduk/s1600-h/akdere+064.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJk0JJ1wI/AAAAAAAAAkA/6WkCcsuCduk/s400/akdere+064.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298565858422544130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJk_9uQ1I/AAAAAAAAAj4/MXiUTOaxpdg/s1600-h/akdere+065.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJk_9uQ1I/AAAAAAAAAj4/MXiUTOaxpdg/s400/akdere+065.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298565861595824978" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJknf5ppI/AAAAAAAAAjw/q-65dMArhgI/s1600-h/akdere+055.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJknf5ppI/AAAAAAAAAjw/q-65dMArhgI/s400/akdere+055.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298565855028291218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJkmp_2oI/AAAAAAAAAjo/dF5SPCSZi8Q/s1600-h/akdere+061.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJkmp_2oI/AAAAAAAAAjo/dF5SPCSZi8Q/s400/akdere+061.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298565854802205314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJkK6zu7I/AAAAAAAAAjg/yetGx11JJFw/s1600-h/akdere+060.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJkK6zu7I/AAAAAAAAAjg/yetGx11JJFw/s400/akdere+060.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298565847356521394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIno-au2I/AAAAAAAAAjQ/bF9G5PbMtUE/s1600-h/akdere+046.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIno-au2I/AAAAAAAAAjQ/bF9G5PbMtUE/s400/akdere+046.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564807452703586" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInVmmOiI/AAAAAAAAAjI/d4Cv0huIlpQ/s1600-h/akdere+047.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInVmmOiI/AAAAAAAAAjI/d4Cv0huIlpQ/s400/akdere+047.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564802252519970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInauiOmI/AAAAAAAAAjA/tTZNa5CZUBc/s1600-h/akdere+050.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInauiOmI/AAAAAAAAAjA/tTZNa5CZUBc/s400/akdere+050.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564803627989602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInVdYBYI/AAAAAAAAAi4/LTH_wY2SAnk/s1600-h/akdere+049.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInVdYBYI/AAAAAAAAAi4/LTH_wY2SAnk/s400/akdere+049.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564802213840258" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInBxv_II/AAAAAAAAAiw/zaskfnlVcTc/s1600-h/akdere+048.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhInBxv_II/AAAAAAAAAiw/zaskfnlVcTc/s400/akdere+048.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564796930587778" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIgX-IRI/AAAAAAAAAik/XaNgdTQ2iRg/s1600-h/akdere+032.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIgX-IRI/AAAAAAAAAik/XaNgdTQ2iRg/s400/akdere+032.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564272568017170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIZaSqCI/AAAAAAAAAic/le8IR-KBuCk/s1600-h/akdere+027.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIZaSqCI/AAAAAAAAAic/le8IR-KBuCk/s400/akdere+027.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564270698702882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIb3n3yI/AAAAAAAAAiU/Ld38epE3EZw/s1600-h/akdere+033.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIb3n3yI/AAAAAAAAAiU/Ld38epE3EZw/s400/akdere+033.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564271358598946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIBIltcI/AAAAAAAAAiM/I2VNuzUd8eA/s1600-h/akdere+026.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIIBIltcI/AAAAAAAAAiM/I2VNuzUd8eA/s400/akdere+026.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564264182003138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIHvbg_BI/AAAAAAAAAiE/QcSX0sejxYw/s1600-h/akdere+024.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhIHvbg_BI/AAAAAAAAAiE/QcSX0sejxYw/s400/akdere+024.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298564259429547026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-8078841647901841965?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/8078841647901841965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=8078841647901841965&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8078841647901841965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8078841647901841965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/ardesen-resimleri-2.html' title='ARDEŞEN RESİMLERİ 2'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhJk0JJ1wI/AAAAAAAAAkA/6WkCcsuCduk/s72-c/akdere+064.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-950400153251761465</id><published>2009-02-03T15:24:00.004+02:00</published><updated>2009-02-03T15:29:42.430+02:00</updated><title type='text'>ARDEŞEN RESİMLERİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtBE8MAI/AAAAAAAAAh8/scAw0oCAaTg/s1600-h/akdere+030.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtBE8MAI/AAAAAAAAAh8/scAw0oCAaTg/s400/akdere+030.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562700798603266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtDO046I/AAAAAAAAAh0/RLnnP3YW3uQ/s1600-h/akdere+028.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtDO046I/AAAAAAAAAh0/RLnnP3YW3uQ/s400/akdere+028.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562701376938914" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtEt_8dI/AAAAAAAAAhs/CKr9FIwU_SU/s1600-h/akdere+029.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtEt_8dI/AAAAAAAAAhs/CKr9FIwU_SU/s400/akdere+029.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562701776122322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGs_rPdyI/AAAAAAAAAhk/_MjDVT7CW4A/s1600-h/akdere+008.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGs_rPdyI/AAAAAAAAAhk/_MjDVT7CW4A/s400/akdere+008.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562700422379298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGM17DtvI/AAAAAAAAAhc/3vzvpETH_l8/s1600-h/akdere+003.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGM17DtvI/AAAAAAAAAhc/3vzvpETH_l8/s400/akdere+003.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562148048549618" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGM5Pk5oI/AAAAAAAAAhU/EGGbG_BMDTU/s1600-h/akdere+002.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGM5Pk5oI/AAAAAAAAAhU/EGGbG_BMDTU/s400/akdere+002.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562148939916930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMraX6KI/AAAAAAAAAhM/FHCYZ-LlLGo/s1600-h/SANY0090.JPG"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMraX6KI/AAAAAAAAAhM/FHCYZ-LlLGo/s400/SANY0090.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562145227106466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMjs6j-I/AAAAAAAAAhE/rtpwR6RaOI0/s1600-h/7.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMjs6j-I/AAAAAAAAAhE/rtpwR6RaOI0/s400/7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562143157391330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMtuYJaI/AAAAAAAAAg8/h09KGlP7tcg/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGMtuYJaI/AAAAAAAAAg8/h09KGlP7tcg/s400/6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298562145847879074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-950400153251761465?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/950400153251761465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=950400153251761465&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/950400153251761465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/950400153251761465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/ardesen-resimleri.html' title='ARDEŞEN RESİMLERİ'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYhGtBE8MAI/AAAAAAAAAh8/scAw0oCAaTg/s72-c/akdere+030.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-8756140757987540370</id><published>2009-02-03T13:55:00.003+02:00</published><updated>2009-07-27T20:37:45.695+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibadi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akdere koyu resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hocibat resimleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kanteva resimleri'/><title type='text'>AKDERE KOYU</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYgxFKLO6cI/AAAAAAAAAg0/WIBe2dmwf_w/s1600-h/hocibat1.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYgxFKLO6cI/AAAAAAAAAg0/WIBe2dmwf_w/s320/hocibat1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298538926301964738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYgxFPRUoOI/AAAAAAAAAgs/OKmQ0rnY0ns/s1600-h/akdr150.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYgxFPRUoOI/AAAAAAAAAgs/OKmQ0rnY0ns/s320/akdr150.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5298538927669682402" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KÖYÜM HAKKINDA GENEL BİLGİLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyüm Seslikaya Köyüne bağlı Topluca ve Akpınar Mahallelerinin birleşmesinden 27.03.1989 tarihinde Akdere adıyla kurulan yeni bir köydür. Yörede bu insanların ne zamandan beri yaşadıkları bilinmemektedir. Topluca Mahallesi yakınlarında Meleköy adıyla bilinen mevkiinin ilk yerleşim birimi olduğu, tahminen 200 yıl önce meydana gelen bir heyelan sonucu evlerin tümünün toprak altında kaldığı, insanlarının büyük bir bölümünün ölmüş olduğu rivayet edilmektedir. Şimdiki köy halkının bir kısmı bayırcık ve Köprübaşı köylerinden gelip buraya yerleşmişlerdir. Köyümüzde 1955 yılından beri ilkokul bulunmaktadır. Şimdi ise öğrencilerimiz taşımalı sistemle taşınmaktadırlar. Köyümün yüzölçümü 13 km2'dir.Doğusunda Doğanay ( Şangul ) köyü,batısında Kurtuluş Köyü ( Zurha ), güneyinde Fırtına Deresi ( Avca ) ve Seslikaya Köyü ( Ağvan ), kuzeyinde ise Yeşiltepe köyü ( Buna ) ile çevrili olan Akdere köyü dik bir tepenin orta kısmında kurulmuştur.Sahilden 12 km kadar içindedir.Bölgede Doğu Karadeniz Dağlarının uzantıları ve tepeleri yer alır.Köyün akarsuları Fırtına Deresi ve Değirmen Dere ( Karmatte Ruba )dır.Ardeşen'in güneyinde yer alan Akdere köyü yükseklikleri 2000 metreden fazla olan dağların sahilden itibaren yükselmeye başlaması ve yüksek dağ eteklerinde doğarak Karadeniz'e akan akarsuların yoğunluğu nedeniyle engebeli araziye sahiptir.Dört mevsim ılman ve yağışlı olan iklimi subtropikal olarak tanımlayabiliriz.Ilık ve bol yağışlı bir iklimi vardır.Yıllık ortalama sıcaklık 14-15 C'dir Sarp ve engebeli arazi yapısının ve ikliminin de etkisiyle köyün bitki örtüsü, genelde çaylık alanlardan ve ormanlardan oluşur.Köy arazisinin %60'ını tarım arazisi, %30'u orman ve %10'u da tarım dışı alanlardan oluşmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-8756140757987540370?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/8756140757987540370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=8756140757987540370&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8756140757987540370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/8756140757987540370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/akdere-koyu.html' title='AKDERE KOYU'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_axRfRA6qR7k/SYgxFKLO6cI/AAAAAAAAAg0/WIBe2dmwf_w/s72-c/hocibat1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6191217893157401135.post-2092300981802620647</id><published>2009-02-03T13:43:00.006+02:00</published><updated>2010-01-04T21:31:38.671+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen hakkında genel bilgiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ardeşen tarihi'/><title type='text'>ARŞİV</title><content type='html'>&lt;script style="text/javascript" src="http://site.mynet.com/turaninceler/dosyalar/tocbyarchivemin.js"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script src="http://www2.akderekoyu.com/feeds/posts/default?max-results=500&amp;alt=json-in-script&amp;callback=loadtoc"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6191217893157401135-2092300981802620647?l=www2.akderekoyu.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://www2.akderekoyu.com/feeds/2092300981802620647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='https://www.blogger.com/comment.g?blogID=6191217893157401135&amp;postID=2092300981802620647&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2092300981802620647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6191217893157401135/posts/default/2092300981802620647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www2.akderekoyu.com/2009/02/ardesen-hakkinda-genel-bilgiler.html' title='ARŞİV'/><author><name>TURAN</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:extendedProperty xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' name='OpenSocialUserId' value='07482984617962337747'/></author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></entry></feed>